Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/15990 E. , 2025/632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1495 E., 2023/544 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/15990 E. , 2025/632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1495 E., 2023/544 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 04.04.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 2023/11835 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84158 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84158 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bu nedenle kararın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasının usulsüz olduğu, ancak; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/18627 esas, 2022/3394 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, doğrudan MERNİS adresine çıkarılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesine göre değil muhatabın işte olduğunu beyan eden aynı konutta oturan eşinin imzasına tebliğ edilmesi karşısında tebligatın geçerli olduğu, kaldı ki sanığın anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 08.05.2019 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği anlaşıldığından hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından haberdar olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere nazaran, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten ve bu karar tebliğ edilip kesinleştikten sonra, 5 yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin 4. fıkrasının c bendinde yer alan emredici hüküm gereğince kamu davası açıldığı anlaşıldığından; yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi yerine, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.10.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarihli ve 2018/16159 Soruşturma, 2019/109 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii, itiraz süresi ve sürenin başlangıcının doğru şekilde gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 26.03.2019 tarihinde aynı konutta oturan eşi Esra Yıldız imzasına tebliğ edilerek 17.04.2019 tarihinde tedbirin infazı için Trabzon Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin 08.05.2019 tarihli dilekçesi ile erteleme kararına itiraz ettiği, mercii Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2019 tarihli ve 2019/1376 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın süre yönünden reddine kesin olarak karar verildiği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu, infazın tamamlandığı, B. Şüphelinin 07.11.2022 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2022 tarihli ve 2018/16159 Soruşturma, 2022/5848 Esas, 2022/4370 sayılı iddianamesi ile Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.03.2023 tarihli ve 2022/1495 Esas, 2023/544 Karar sayılı kararı ile erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 04.04.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Her ne kadar Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının doğrudan MERNİS adresine çıkarıldığı ve tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bu nedenle kararın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasının usulsüz olduğu, ancak; doğrudan MERNİS adresine çıkarılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre değil, muhatabın çarşıda olduğunu beyan eden aynı konutta oturan eşinin imzasına tebliğ edilmesi karşısında tebligatın geçerli olduğu, kaldı ki sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz da ettiği, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve aynı Kanun'un 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere göre, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten ve bu karar tebliğ edilip kesinleştikten sonra, 5 yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer alan emredici hüküm gereğince kamu davası açıldığı anlaşıldığından; yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli ve 2022/1495 Esas, 2023/544 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.