İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15994 K.2025/915

Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar…

Esas2023/15994Karar2025/915Tarih3 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.082 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/15994 E., 2025/915 K.

Karar tarihi
3 Şubat 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/1320 E., 2020/658 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

2.082 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 2023/8042 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/83746 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/83746 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 23.06.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Bakırköy

12. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2011 tarihli ve 2010/1773 esas, 2011/1247 sayılı kararıyla hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 13.09.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine riayet etmediğinin ihbar edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8-9. maddesi gereğince zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Bakırköy

45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/342 esas, 2016/804 sayılı kararının 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 12.02.2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık Bakırköy

45. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/488 esas, 2021/67 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına karar verildiği, Bu itibarla, sanığın incelemeye konu 12.02.2018 tarihli ikinci eyleminin, Bakırköy

45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/342 esas sayılı dosyasında verilen ve 08.09.2016 tarihinde kesinleşen, sehven verilmiş olsa da yaptırım ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe ya da ağırlaştıramama kuralı gereğince 5320 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçlarını doğuracak olan kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle,

bu kararın ihlali olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlal olarak nitelendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/1320 Esas, 2020/658 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 16.02.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2010 tarihli ve 2010/22764 Soruşturma, 2010/39572 Esas, 2010/26064 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 7. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy

7. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.05.2011 tarihli ve 2010/2550 Esas, 2011/686 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 14.09.2011 tarihinde kesinleştiği, 3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak dosyanın devredildiği Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2010/108 Esas, 2011/57 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.09.2016 tarihinde işlediği "yaralama" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/16 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına, kovuşturma şartının yerine getirilmesi için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verildiği, durma kararının 06.02.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5. Durma kararından sonra.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca suç tarihi 12.02.2018 gösterilerek 04.04.2019 tarihli ve 2018/17803 Soruşturma, 2018/1720 Karar sayılı karar ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 12.04.2019 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 19.06.2019 tarihinde Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

6. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2019 tarihli ve 2018/17803 Soruşturma, 2019/38207 Esas, 2019/27226 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 7. Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.10.2020 tarihli ve 2019/1320 Esas, 2020/658 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/488 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında 23.06.2010 tarihinde işlediği aynı nevi suçtan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2010 tarihli ve 2010/83575 Soruşturma, 2010/11666 Esas, 2010/6922 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy

12. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2011 tarihli ve 2010/1773 Esas, 2011/1247 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 13.09.2011 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine, müdürlükçe yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle 10.06.2013 tarihli ek karar ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, ek kararın 12.07.2013 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetime uymadığının bildirilmesi üzerine, Bakırköy

45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/342 Esas, 2016/804 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08.09.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

5. Sanığın denetim süresi içerisinde 12.02.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine. Bakırköy

45. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/488 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

36. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/944 Esas, 2023/305 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine, 30.06.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verilmesi usulsüz ise de kazanılmış hak oluşturacağı, 12.02.2018 tarihli suçun zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali olduğundan düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre. İnceleme konusu dosyada suç tarihinin 16.02.2010 olduğu, Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2010/108 Esas, 2011/57 Karar sayılı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının 27.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde 15.09.2016 tarihinde işlediği "yaralama" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekirken Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/16 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kanuna aykırı şekilde kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının kesinleşmesinden sonra Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca suç tarihi hatalı bir şekilde 12.02.2018 gösterilerek 04.04.2019 tarihli karar ile, kamu davası açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinin de kanuna aykırı olduğu,

erteleme kararından sonra da yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2019 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmasının ve Bakırköy

41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu, esasen sanığın 12.02.2018 tarihli bir eyleminin bulunmadığı, suç tarihinin 16.02.2010 olduğu, bu durumda, kanun yararına bozma istemine konu karar ile ihbarda bulunulması üzerine verilen Bakırköy

45. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/488 Esas, 2021/67 Karar sayılı hükmün açıklanmasına dair kararının ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/944 Esas, 2023/305 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının da kanuna aykırı olduğu, bu karara karşı 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği anlaşıldığından.

Dosyanın evveliyatına ilişkin evrakın dosya arasında bulunmaması ve UYAP kayıtlarında yeterli bilgiye ulaşılamaması nedeniyle, Dairemizce zamanaşımı incelemesinin yapılamadığı, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesi ile dosyanın yeniden ele alındığı tarih arasında geçen sürede zamanaşımının duracağı, yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasında geçen sürede zamanaşımımın duracağı gözetilerek Mahkemesince zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği,

Mahkemece zamanaşımı süresinin dolmadığının tespiti halinde, Suç tarihi olan 16.02.2010 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği.

5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş,

hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de. Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "...

Basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından.

Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre;

"mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit yargılama usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve,

Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle.

6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191/5. maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması,

gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; sanık bu suçu, daha önce işlediği aynı nitelikteki başka bir suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,

kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesi gerekeceğinden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/1320 Esas, 2020/658 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

SONUÇ / HÜKÜM

36. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/944 Esas, 2023/305 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararına karşı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna gidilmesi hususunda Mahkemesince bildirimde bulunulmasına, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15994
Karar No
2025/915
Tarih
3 Şubat 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15948 K.2024/16915
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13368 K.2024/22733
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13365 K.2024/22351
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13163 K.2024/17225
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/11659 K.2023/11521
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/19732 K.2024/196

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.