İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni...

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16419 K.2024/17830

Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 10.03.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Esas2023/16419Karar2024/17830Tarih24 Nisan 2024Okuma5 dk · 1.044 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/16419 E., 2024/17830 K.

Karar tarihi
24 Nisan 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Sayısı
2010/922 E., 2011/134 K. HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı

Karar Detayı

1.044 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 10.03.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/19942 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89695 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89695 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

"19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesinde yer alan, "(Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11 inci md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.'' şeklindeki düzenleme ile Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay

2. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/16521 Esas, 2020/12245 Karar sayılı ilâmında yer alan "...somut olayda muhatabın adres kayıt sisteminde adresinin bulunup bulunmadığına ilişkin yasal düzenlemelerden önce tebligatların yapıldığı, ancak sanığın yokluğunda 27.06.2008 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanığın 01.04.2008 tarihli savunmasında bildirmiş olduğu ve bilinen en son adresi olan "...

Fabrikası Arkası Çivril/DENİZLİ" adresine tebliğe çıkarılmadan, doğrudan sanığın kolluk ifadesinde bildirmiş olduğu "..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve buradan bila tebliğ dönünce yine bu adrese Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre 11.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca bu 11.10.2008 tarihli tebligattan önce sanığın kendisine veya adresine anılan Kanun’un gösterdiği usullere göre tebliğ de yapılmadığı,

buna göre Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca yapılan 11.10.2008 tarihli tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla;" şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, 7201 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik öncesinde öncelikle sanığın bildirdiği en son adrese tebliğ işlemlerinin yapılması, söz konusu tebligatın "iade gelmesi halinde" ise tebliğe konu adrese önceden usulü ile yapılmış bir tebligat olması şartıyla ancak 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebligat yapılabileceği, aksi halde tebliğin ilânen yapılması gerektiği halde;

somut olayda, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan 26.06.2009 tarihli ve 2008/5440 DS sayılı çağrı yazısının sanığın tebliğ tarihinde tebliğ yapılan söz konusu adrese önceden de usulüne uygun olarak bir tebliğ işlemi yapılmadan doğrudan sanığın mernis adresine 07.07.2009 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı cihetle,

kamu davasının durmasına karar verilerek sanık hakkında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 29.09.2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2008 tarihli ve 2007/24187 Soruşturma, 2008/875 Esas, 2008/437 sayılı iddianamesi ile Karşıyaka (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Karşıyaka (Kapatılan)

1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.2008 tarihli ve 2008/18 Esas, 2008/660 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, temyiz edilmeksizin 04.07.2008 tarihinde kesinleştiği, C.

İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.06.2009 tarihli ve 2008/5440 DS sayılı çağrı yazısının 07.07.2009 tarihinde 7201 sayılı tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, kararın, 12.03.2010 tarihinde adresi itibariyle yetkili Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 05.05.2010 tarihli çağrı yazısının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı,

adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğe çıkarılarak 11.08.2010 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 27.08.2010 tarihinde Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, D. Karşıyaka (Kapatılan)

1. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.02.2011 tarihli ve 2010/922 Esas, 2011/134 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın, temyiz edilmeksizin 10.03.2011 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

E. 19.01.2011 tarihli ve 27820 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan, "(Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11 inci md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 7201 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik öncesinde öncelikle sanığın bildirdiği en son adrese tebliğ işlemlerinin yapılması,

söz konusu tebligatın "iade gelmesi halinde" ise tebliğe konu adrese önceden usulü ile yapılmış bir tebligat olması şartıyla ancak 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebligat yapılabileceği, aksi halde tebliğin ilânen yapılması gerektiği halde;

somut olayda, Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısının sanığın tebliğ tarihinde tebliğ yapılan söz konusu adrese önceden usulüne uygun bir tebliğ işlemi yapılmadan Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı, bu nedenle sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığından sözedilemeyeceği anlaşıldığından,

5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek sanık hakkında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Karşıyaka (Kapatılan)

SONUÇ / HÜKÜM

1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.02.2011 tarihli ve 2010/922 Esas, 2011/134 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16419
Karar No
2024/17830
Tarih
24 Nisan 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16418 K.2024/5825
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16417 K.2024/5824
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16416 K.2024/5823
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16415 K.2024/12981
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16414 K.2024/12980
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16413 K.2024/12979

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.