İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/17458 Karar: 2025/5206 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17458 K.2025/5206

10. Ceza Dairesi 2023/17458 E. , 2025/5206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/453 E., 2022/295 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/17458 E. , 2025/5206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/453 E., 2022/295 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/17458 E. , 2025/5206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/453 E., 2022/295 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aksaray 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 07.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/10069 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97430 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97430 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığın inceleme konusu 29/03/2018 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı kabul etmek veya bulundurmak suçu nedeniyle hakkında yapılan soruşturma sonunda Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2019 tarihli ve 2018/4654 soruşturma, 2019/9 sayılı kararı ile kamu davasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın erteleme süresi içinde 24/02/2021 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi nedeniyle 17/09/2021 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Aksaray 5. Asliye Ceza mahkemesinin 2021/453 esas ve 2022/295 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve bu mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinden geçmeden 07/06/2022 tarihinde kesinleştiği, Sanığın inceleme dışı 05/04/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı hakkında yapılan ayrı bir soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2018 tarihli ve 2018/4373 soruşturma, 2018/54 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın erteleme süresi zarfında 09/10/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine 20/12/2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2019 tarihli ve 2019/8 esas 2019/271 sayılı kararının 21/05/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2022 tarihli ve 2022/265 esas, 2022/952 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04/01/2023 tarihli ve 2023/88 esas, 2023/31 sayılı kararı ile mahkemesince Aksaray 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2021 tarihli ve 2021/453 esas, 2022/295 sayılı kararı ile ilgili olarak kanun yararına bozma yoluna gidilmesi yönünde ihbarda bulunularak sonucunun bekletici mesele yapılması, kararın kanun yararına bozulması halinde iki dosyanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği ve dosyanın halen derdest olduğu, Sanığın 05/04/2018 ve 29/03/2018 tarihli eylemlerine ilişkin ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının verildiği ve her iki erteleme kararından sonra ayrı ayrı kamu davaları açıldığı, 05/04/2018 tarihli eylemle ilgili verilen ve ilk karar olan Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2018 tarihli ve 2018/4373 soruşturma, 2018/54 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçerli olduğu, sanık hakkında birden fazla erteleme kararı verilemeyeceği nazara alındığında, sanığın 29/03/2018 tarihli eylemine ilişkin Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2019 tarihli ve 2018/4654 soruşturma, 2019/9 sayılı kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz olacağı, sanığın 29/03/2018 tarihli eyleminin 03/05/2018 tarihli ilk kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı ve Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/8 esas sayılı dosyasındaki ilk iddianame tarihi olan 20/12/2018 tarihlerinden önce olduğu, arada hukuki kesinti bulunmadığı, 29/03/2018 tarihli eylemin zincirleme suç kapsamında kaldığı ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2019 tarihli ve 2018/4654 Soruşturma, 2019/9 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 25.02.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2021 tarihli ve 2018/4654 Soruşturma, 2021/3929 Esas, 2021/3296 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Aksaray 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2022 tarihli ve 2021/453 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, D. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, sanığın 05.04.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı hakkında yapılan ayrı bir soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2018 tarihli ve 2018/4373 Soruşturma, 2018/54 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın erteleme süresi zarfında 09.10.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine 20.12.2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli ve 2019/8 Esas 2019/271 Karar sayılı kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına dair Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/952 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.01.2023 tarihli ve 2023/88 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği ve dosyanın derdest olduğu, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6 maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar ışığında; Dosyalar kapsamına göre; Sanığın 05.04.2018 ve 29.03.2018 tarihli eylemlerine ilişkin ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının verildiği ve her iki erteleme kararından sonra ayrı ayrı kamu davaları açıldığı anlaşıldığından, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği amir hükmüne aykırı olarak aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği gözetilerek, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzerine kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve kesinleşme tarihi belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aksaray 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/453 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla