Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/17494 E. , 2025/4751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/733 E., 2013/969 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirt
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/17494 E. , 2025/4751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/733 E., 2013/969 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği hükmün, temyiz edilmeksizin 06.03.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/12821 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103397 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/12/2013 tarihli kararının kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2017 tarihli ve 2013/209 esas, 2013/251 sayılı aynen infaza ilişkin kararın hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararı gereğince, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde başvurmasına dair Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 27/09/2013 tarihli ve 2013/637 DS sayılı çağrı yazısının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sanığın MERNİS adresine doğrudan tebliğ edilerek kesinleştirildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, sanık hakkındaki Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 27/09/2013 tarihli çağrı yazısının doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkartılması nedeniyle yapılan tebligat işleminin geçerli sayılamayacağı, açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.02.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2013 tarihli ve 2013/5185 Soruşturma, 2013/2815 Esas, 2013/1305 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Denizli (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli ve 2013/265 Esas, 2013/479 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 05.07.2013 tarihinde kesinleştiği, C. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, yapılan yargılama sonucunda kanun yararına bozma istemine konu Denizli (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli ve 2013/733 Esas, 2013/969 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Denizli (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli kararını takiben, denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükümlü hakkındaki erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2017 tarihli ve 2013/209 Esas, 2013/251 Karar sayılı kararının asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında verilen 30.12.2013 tarihli mahkûmiyet kararından sonra, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2. Sanığın başka suçtan hükümlü olması nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına Ceza İnfaz Kurumunda başladığı, tahliye olmasına müteakip, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen 30.05.2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği tebliğ edildiğinin dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Denizli (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli ve 2013/733 Esas, 2013/969 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.