İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/17523 Karar: 2025/6092 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17523 K.2025/6092

10. Ceza Dairesi 2023/17523 E. , 2025/6092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/715 E., 2015/808 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/17523 E. , 2025/6092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/715 E., 2015/808 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/17523 E. , 2025/6092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/715 E., 2015/808 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 06.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/12218 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/102323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/102323 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Asıl kararın bozulması halinde erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilerek sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 21.05.2018 tarihli ve 2015/715 esas, 2015/808 sayılı ek kararı ile ek karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2018 tarihli ve 2018/672 değişik iş sayılı kararının yok hükmünde sayılacağı gözetilerek yapılan incelemede; 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki, 8. fıkrasında, "Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 15.04.2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 26.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli ve 2014/395 esas, 2014/24 sayılı kararıyla mahkûmiyetine, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.09.2014 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 25.08.2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli kararıyla erteli hapis cezasına hükmolunduğu, Bu itibarla, sanığın inceleme konusu olan 25.08.2015 tarihli ikinci eyleminin, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2014 tarihinde kesinleşen ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlâli olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlâl olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 25.08.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve 2015/87346 Soruşturma, 2015/31699 Esas, 2015/26475 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.12.2015 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 2. Sanığın denetim süresi içerisinde 03.02.2016 tarihinde işlediği "yaralama" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/808 Karar sayılı ek kararı ile, erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, ek kararın, mercii İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2018 tarihli ve 2018/672 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/395 Esas ve 2014/24 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 15.04.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2014 tarihli ve 2014/49440 Soruşturma, 2014/20521 Esas, 2014/9933 sayılı iddianamesi ile İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli ve 2014/395 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.09.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.07.2016 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli ve 2020/182 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/1820 Esas, 2020/3306 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 5. Bozmadan sonra, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 6. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/2240 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, davanın İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/664 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, Anlaşılmıştır. C. Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde, erteli hapis cezasının aynen infazına dair İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/808 Karar sayılı ek kararı ile ek karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2018 tarihli ve 2018/672 değişik iş sayılı kararının infaz kabiliyetinin olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; "(2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda; İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli ve 2014/395 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararı ile sanığın 15.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 25.08.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 25.08.2015 tarihli eylemini, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 26.09.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 25.08.2015 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/664 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla