İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/21320 Karar: 2025/6095 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/21320 K.2025/6095

10. Ceza Dairesi 2023/21320 E. , 2025/6095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/684 E., 2022/217 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması ve denetimli serbestlik tedbiri KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/21320 E. , 2025/6095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/684 E., 2022/217 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması ve denetimli serbestlik tedbiri KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/21320 E. , 2025/6095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/684 E., 2022/217 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması ve denetimli serbestlik tedbiri KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 24.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.10.2023 tarihli ve 2023/2756 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109756 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde yer alan " Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında şüpheli hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği anlaşılmakla, yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması nedeniyle şüpheli hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından gönderilen çağrı yazısının usulüne uygun olmaması nedeniyle kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilerek sanık hakkında hükmolunan denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının sonucunun beklenilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, şüpheli hakkında yeniden denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.10.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2019/211324 Soruşturma, 2020/1716 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın, şüpheliye 24.07.2020 tarihinde tebliğ edilerek 19.08.2020 tarihinde tedbirin infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli ve 2019/211324 Soruşturma, 2021/51654 Esas, 2021/40723 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.03.2022 tarihli ve 2021/684 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde yer alan " Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemeler ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23. maddesinin 1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında, Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan uyarılı çağrı yazısı tebligatının usulsüz olduğu, bu nedenle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde yer alan "ısrar" şartının gerçekleşmediği, Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ve infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yeniden denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/684 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla