Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/21346 E. , 2025/6108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/826 E., 2022/343 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/21346 E. , 2025/6108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/826 E., 2022/343 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/13895 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/107643 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/107643 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 30.09.2021 ve 06.11.2021 tarihlerinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2021 tarihli ve 2021/1136 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha önce 07.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.01.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetime uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2016 tarihli ve 2016/463 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/277 Esas, 2017/274 sayılı kararı ile sanığın hakkındaki denetimi ihlal eden eylemi bulunmadığından bahisle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden davanın düşürülmesine kararının verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/1914 Esas, 2018/442 sayılı kararı ile hükmün ortadan kaldırılarak sanık hakkında atılı suçun işlendiğine dair bir delil bulunmadığından bahisle beraatine kararı verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen 13.01.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bucak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/826 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 30.09.2021 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2021 tarihli ve 2021/3850 Soruşturma, 2021/1136 Esas, 2021/1079 sayılı iddianamesi ile Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yine şüpheli hakkında, 06.11.2021 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2021 tarihli ve 2021/4381 Soruşturma, 2021/1313 Esas, 2021/1245 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bucak 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2022/15 Esas, 2022/49 Karar sayılı birleştirme kararı ile, Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/826 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.04.2022 tarihli ve 2021/826 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak alınan Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/277 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 07.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2016 tarihli ve 2015/3451 Soruşturma, 2016/4 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2016 tarihli ve 2016/1560 Soruşturma, 2016/463 Esas, 2016/456 sayılı iddianamesi ile Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/277 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile, sanığın erteleme kararını ihlâl eden bir eylemi olmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/1914 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği, kararın 25.05.2018 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; şüphelinin 07.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.01.2016 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 08.06.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/1914 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 23.11.2022 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.05.2023 tarihli ve 2023/1471 Soruşturma, 2023/58 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/826 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.052025 tarihinde karar verildi.