İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/21326 Karar: 2025/6099 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/21326 K.2025/6099

10. Ceza Dairesi 2023/21326 E. , 2025/6099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2019/231 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/21326 E. , 2025/6099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2019/231 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/21326 E. , 2025/6099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2019/231 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 24.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/11136 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108662 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.11.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararını müteakip, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliğ edilmesi üzerine sanığın müdürlüğe başvurduğu, 20.04.2018 tarihinde İnfazda Uyulması Gereken Kurallar Formu imzalatıldığı ve 20.06.2018 tarihli görüşmeye katılmadığının bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 20.06.2018 tarihli ve 2018/1130 İİDK sayılı uyarı yazısının 12.07.2018 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra sanığın 01.08.2018 tarihli bireysel görüşmesine katıldığı, 23.11.2018 tarihli grup seminer çalışmasına katılmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 04.12.2018 tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, çağrı yazısının tebliği üzerine denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlayan sanığın uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurduğu ve 01.08.2018 tarihli bireysel görüşmesine katıldıktan sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu, bu nedenle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediği cihetle mahkemece durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında 18.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2017 tarihli ve 2017/22949 Soruşturma, 2017/205 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 16.11.2017 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2019 tarihli ve 2017/22949 Soruşturma, 2019/1451 Esas, 2019/1146 sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 5.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Ankara Batı 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.04.2019 tarihli ve 2019/140 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği, Somut olayda; Karabük Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 20.04.2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı, 24.04.2018 tarihli 1.vaka sorumlusu görüşmesine, 24.05.2018 tarihli 2.vaka sorumlusu görüşmesine katıldığı, 20.06.2018 tarihli 1. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 3.vaka sorumlusu görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 29.06.2018 tarihinde uyarılmasından sonra 11.07.2018 tarihli 4.vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli 2.bireysel görüşmesine, 01.08.2018 tarihli 3.bireysel görüşmesine ve aynı tarihli vaka sorumlusu görüşmesine, 12.09.2018 tarihli vaka sorumlusu görüşmesine, 26.10.2018 tarihli vaka sorumlusu görüşmesine, 09.11.2018 tarihli vaka sorumlusu görüşmesine katıldığı, 23.11.201 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmadığı, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27.11.2018 tarihli kararı ile mazeretin reddine, dosyanın kapatılmasına karar verilerek 04.12.2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 12.12.2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığınca infazın devamına karar verildiği, yeniden denetim planı hazırlandığı, 21.12.2018 tarihli seminere katıldığı, 18.01.2019 tarihli seminer çalışmasına katılmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak birden fazla kez yükümlülüğünü yerine getirmesinden sonra,18.01.2019 tarihinde yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; Sanığın 18.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 16.11.2017 tarihinde sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, yukarıda açıklanan nedenlerle kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının sağlanmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü kapsamında ihlâl nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 18.07.2017 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 02.12.2017 tarihinden itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağan ve olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibariyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 02.12.2017 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin birinci cümlesinde yer verilen "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak 5237 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca "düşme" kararı verilmesi gerektiği, anlaşıldığından; kanun yararına bozma isteminin kısmen değişik gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara Batı 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2019/140 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla