Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/21324 E. , 2025/4603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/354 E., 2019/665 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirti
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/21324 E. , 2025/4603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/354 E., 2019/665 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/2, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf istemi hakkında Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.03.2020 tarihli ve 2020/646 Esas, 2020/400 Karar sayılı ilamı ile Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli ve 2019/354 Esas sayılı ek kararında istinaf talebinin süre bakımından reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.10.2023 tarihli ve 2023/9252 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109805 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/04/2021 tarihli ve 2019/7784 esas, 2021/5441 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde de sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılması gerektiği, böyle bir bildirimin olmadığı durumda sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 22/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2018 tarihli ve 2018/2098 Soruşturma, 2018/78 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. UYAP kayıtlarında yapılan araştırmada şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve bu karar sonucunda şüpheli hakkında ihlal nedeni ile dava açıldığından, erteleme kararının kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinin gerekçe gösterilmek suretiyle Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli ve 2018/2098 Soruşturma, 2019/1120 Esas, 2019/780 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin yine 16.11.2018 tarihinde işlediği aynı türden suçu nedeniyle Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2019 tarihli ve 2018/6825 Soruşturma, 2019/1143 Esas, 2019/795 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2019/396 Esas, 2019/395 Karar sayılı birleştirme kararıyla dosyanın mahkemenin 2019/354 Esasına birleştirilmesine karar verildiği, D. Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.12.2019 tarihli ve 2019/354 Esas, 2019/665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/2., 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; İncelemeye konu 16.11.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmalar sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2019 tarihli ve 2018/6825 sayılı soruşturması ile doğrudan kamu davası açıldığı, yine incelemeye konu 27.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2018 tarihli ve 2018/2098 Esas, 2018/78 Karar sayılı ilamı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, UYAP kayıtlarında yapılan araştırmada şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve bu karar sonucunda şüpheli hakkında ihlal nedeni ile dava açıldığından, erteleme kararının kaldırılmasına ve Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli ve 2018/2098 Soruşturma sayılı dosyasından 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmış ise de; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamayacağı, Şüphelinin 27.03.2018 tarihli eyleminden dolayı Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.03.2019 tarihli iddianame de; şüpheli hakkında UYAP kayıtlarında yapılan araştırmada TCK'nın 191/1 maddesi kapsamında uyuşturucu madde kullanmak suçundan dava açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve bu karar sonucunda şüpheli hakkında ihlal nedeni ile dava açıldığı ve bu davaların devam ettiği gerekçesi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilerek kamu davası açılmışsa da; söz konusu dosyaların denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınıp, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının usûlüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediği ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen eylemlerinin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla birleşen dosya kapsamındaki 16.11.2018 tarihli eylemin de kovuşturma şartı gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.07.2018 tarihli ve 2018/85 Soruşturma sayılı, Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.07.2018 tarihli ve 2018/649 Soruşturma sayılı ve Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2023 tarihli ve 2023/1538 Soruşturma sayılı kararları ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihleri olan 27.03.2018, 16.11.2018 tarihlerinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/354 Esas, 2019/665 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.