İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/21349 Karar: 2025/6109 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/21349 K.2025/6109

10. Ceza Dairesi 2023/21349 E. , 2025/6109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/380 E., 2022/674 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/21349 E. , 2025/6109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/380 E., 2022/674 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/21349 E. , 2025/6109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/380 E., 2022/674 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın daha önce İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı dosyasından almış olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının cezasından mahsubu ile sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/7708 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108646 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108646 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanık hakkında, inceleme dışı 08.12.2017 tarihli aynı nevi suçtan eylemi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2018 tarihli ve 2018/2992 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İstanbul 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 esas, 2019/526 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.11.2019 tarihinde kesinleştiği, Sanığın inceleme konusu olan ve 06.12.2017 tarihinde işlediği atılı suçtan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2018 tarihli ve 2018/3980 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/265 esas, 2019/591 sayılı kararının 04.12.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11.12.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/380 esas, 2022/674 sayılı kararı ile hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verildiği, ancak, sanığın her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/88 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 18.01.2018 tarihinden önce olması nedeniyle zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı, bu nedenle açıklanan hüküm ile İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 esas, 2019/526 sayılı kararı ile verilen ve açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 aylık mahkûmiyet hükmünün mahsubuna karar verilmiş ise de, 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasında artırım yapılarak yeniden hüküm kurulmasında, 2. Ayrıca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 esas, 2019/526 sayılı kararı ile verilen ve açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, söz konusu hükmün açıklanmasından sonra hukukî sonuçlarını doğurmaya başlayacağı cihetle, henüz açıklanmayan hüküm ile takdir olunan hapis cezasının mahsubuna karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/380 Esas ve 2022/674 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 06.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2018 tarihli ve 2017/59583 Soruşturma, 2018/3980 Esas, 2018/3756 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/265 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.12.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 11.12.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.12.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararı ile, hükmün kısmen açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Mahsuba konu İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/88 Esas ve 2019/526 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 08.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2018 tarihli ve 2018/10084 Soruşturma, 2018/2992 Esas, 2018/2146 sayılı iddianamesi ile İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.11.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında, inceleme konusu 06.12.2017 tarihli suçtan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/265 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararının 04.12.2019 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 11.12.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 06.12.2017 ve 08.12.2017 tarihli eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/88 Esas sayılı davasına konu iddianamenin düzenlendiği 18.01.2018 tarihinden önce olması nedeniyle zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiş ise de, 1. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasında artırım yapılarak yeniden hüküm kurulması, 2. İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararı ile verilen ve açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 ay hapis cezası, henüz ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet hükmü olmadığından mahsuba konu edilemeyeceği gözetilmeden mahsubuna karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde ise de; İnceleme konusu dosyada suç tarihinin 06.12.2017, iddianame tarihinin 26.03.2018 olduğu, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/88 Esas ve 2019/526 Karar sayılı dosyasında ise; suç tarihinin 08.12.2017, iddianame tarihinin 18.01.2018 olduğu, suç tarihleri dikkate alınarak, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilerek kararın kanun yararına bozulması halinde her iki davanın birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından; İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararına karşı açıklanan gerekçe ile kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/88 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla