İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/21377 K.2025/6322

2. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesi

Esas2023/21377Karar2025/6322Tarih10 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.365 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/21377 E., 2025/6322 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2025
Mahkemeleri
1. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.365 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

2. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

KARARLAR

1. Mahkûmiyet 2. Durma

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN

Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

İlgili kararların kanun yararına bozulması

Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin 01.12.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/10838 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108649 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108649 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Sanığın işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suçundan dolayı Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, İstanbul bölge Adliye Mahkmesi 5. Ceza Dairesinin 15/03/2017 tarihli ve 2017/585 esas, 2017/501 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkan bulunmamakla birlikte, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi kapsamındaki itiraz hususunun merciince değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında yer alan, " ... Aynı mahkemenin farklı esaslarına açılmış bulunan ve soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden her türlü bilgisine ulaşılabilecek olan 25/04/2010 ve 29/04/2010 tarihli eylemlere ilişkin davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin, bu bağlamda ayrı ayrı kesinleşmiş söz konusu bu davaların yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması ...ayrı ayrı adli para cezasına mahkum edilen sanığın söz konusu eylemlerinin zincirleme suç hükümleri kapsamında kalıp kalmadığı hususunun

CMK'nın 309 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kanun yararına bozma yasa yoluyla incelenmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar uyarınca,

Dosyalar kapsamına göre, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarihli ve 2016/6112 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02/02/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/03/2013 olduğu, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2017 tarihli ve 2016/456 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 22/10/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından,

dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında iki ayrı mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 02.02.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2013 tarihli ve 2013/26180 Soruşturma, 2013/11339 Esas, 2013/4626 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

2. Bakırköy (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2013 tarihli ve 2013/558 Esas, 2013/773 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.06.2013 tarihinde kesinleştiği,

3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 27.05.2015 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/366 Esas, 2015/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına

karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.10.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Sanığın denetim süresi içinde 24.01.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2016 tarihli ve 2016/458 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının istinafı üzerine,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.10.2016 tarihli ve 2016/15 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesi ile bozulması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 192/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün,

istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

B. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 22.10.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 tarihli ve 2013/30122 Soruşturma, 2013/12936 Esas, 2013/5275 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

2. Bakırköy (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2013/630 Esas, 2013/601 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.05.2013 tarihinde kesinleştiği,

3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 19.02.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/490 Esas, 2015/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01.07.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Sanığın denetim süresi içinde 24.01.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının ısrar koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Sanığın işlemiş olduğu aynı nev'iden 16.02.2013 tarihli suçundan dolayı 29.03.2013 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/437 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen mahkûmiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkmesi 5. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2017/585 Esas, 2017/501 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkan bulunmamakla birlikte, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi kapsamındaki itiraz hususunun merciince değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;

Dosyalar kapsamına göre.

Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/612 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02.02.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.03.2013 olduğu, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/456 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 22.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.03.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından,

dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet ve durma kararı verilmesi,

Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA

BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

C. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21377, K. 2025/6322, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Suç
  4. Kararlar
  5. Kanun Yararına Bozma
  6. Yoluna Başvuran
  7. Tebliğname Görüşü
  8. I. İstem
  9. II. Gerekçe
  10. III. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21377
Karar No
2025/6322
Tarih
10 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/21381 K.2025/6323
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/21439 K.2025/10592
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/21768 K.2025/6373
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/21867 K.2025/11341
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/21962 K.2025/11529
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22022 K.2025/11662

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.