KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/21377 E., 2025/6322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemeleri
- 1. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
1.365 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
KARARLAR
1. Mahkûmiyet 2. Durma
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
İlgili kararların kanun yararına bozulması
Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin 01.12.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/10838 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108649 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108649 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suçundan dolayı Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, İstanbul bölge Adliye Mahkmesi 5. Ceza Dairesinin 15/03/2017 tarihli ve 2017/585 esas, 2017/501 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkan bulunmamakla birlikte, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi kapsamındaki itiraz hususunun merciince değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında yer alan, " ... Aynı mahkemenin farklı esaslarına açılmış bulunan ve soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden her türlü bilgisine ulaşılabilecek olan 25/04/2010 ve 29/04/2010 tarihli eylemlere ilişkin davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin, bu bağlamda ayrı ayrı kesinleşmiş söz konusu bu davaların yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması ...ayrı ayrı adli para cezasına mahkum edilen sanığın söz konusu eylemlerinin zincirleme suç hükümleri kapsamında kalıp kalmadığı hususunun
CMK'nın 309 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kanun yararına bozma yasa yoluyla incelenmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar uyarınca,
Dosyalar kapsamına göre, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarihli ve 2016/6112 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02/02/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/03/2013 olduğu, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2017 tarihli ve 2016/456 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 22/10/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından,
dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında iki ayrı mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 02.02.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2013 tarihli ve 2013/26180 Soruşturma, 2013/11339 Esas, 2013/4626 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Bakırköy (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2013 tarihli ve 2013/558 Esas, 2013/773 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.06.2013 tarihinde kesinleştiği,
3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 27.05.2015 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/366 Esas, 2015/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına
karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.10.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içinde 24.01.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2016 tarihli ve 2016/458 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının istinafı üzerine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.10.2016 tarihli ve 2016/15 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesi ile bozulması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 192/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün,
istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
B. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 22.10.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 tarihli ve 2013/30122 Soruşturma, 2013/12936 Esas, 2013/5275 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Bakırköy (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2013/630 Esas, 2013/601 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.05.2013 tarihinde kesinleştiği,
3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 19.02.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/490 Esas, 2015/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01.07.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içinde 24.01.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının ısrar koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Sanığın işlemiş olduğu aynı nev'iden 16.02.2013 tarihli suçundan dolayı 29.03.2013 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/437 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen mahkûmiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkmesi 5. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2017/585 Esas, 2017/501 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkan bulunmamakla birlikte, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi kapsamındaki itiraz hususunun merciince değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;
Dosyalar kapsamına göre.
Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/612 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02.02.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.03.2013 olduğu, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/456 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 22.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.03.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından,
dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet ve durma kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/638 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA
BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
C. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21377, K. 2025/6322, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama