İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/22133 Karar: 2025/4621 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/22133 K.2025/4621

10. Ceza Dairesi 2023/22133 E. , 2025/4621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/33 E., 2016/707 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kar

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/22133 E. , 2025/4621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/33 E., 2016/707 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kar

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/22133 E. , 2025/4621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/33 E., 2016/707 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.01.2017 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/3929 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115445 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115445 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Dosya kapsamına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın suça sürüklenen çocuğun alınan son beyanında bildirdiği "... Mah. Kumru Sk. No:30 İç Kapı No:14 Sincan/Ankara" şeklindeki bilinen son adresinin aynı zamanda mernis adresi de olduğu gözetilerek doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de, öncelikle söz konusu adrese bilinen son adres sıfatıyla 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuğun bilinen en son adresine, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat yapılmadan, doğrudan mernis adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesine uyarınca yapıldığı, Ayrıca, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. Maddesinde yer alan “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca tebligatın suça sürüklenen çocuk müdafiine çıkarılması gerekirken, suça sürüklenen çocuğun kendisine yapılması nedeniyle tebliğ işleminin de usulsüz olduğu anlaşılmakla, Şüpheli hakkında verilen kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar henüz kesinleşmeden infazına başlanamayacağından, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmadığı ve usûlüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır..." şeklinde hüküm içermektedir. C. Somut olayda; Ankara Batı Çocuk Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2016/33 Esas sayılı yakalama müzekkeresi üzerine yakalanan sanığın, 12.06.2016 tarihli savunmasını müdafii huzurunda vermesi ve dosyaya müdafiinin dahil olması nedeniyle, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edilmesi gerekirken sanığa tebliğ edilmesi suretiyle yapılan kesinleştirme işleminin usûlüne uygun olmadığı bu nedenle, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. D. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 272. vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla