KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/22551 E., 2024/26426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/198 E., 2018/322 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşleri
- 1. Temyiz isteminin reddi (sanık ... hakkında 05.12.2023 tarihli ek Tebliğname ile
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
2. Onama (diğer tüm sanıklar hakkında)
Sanık ... yönünden; sanığın yokluğunda ve müdafiinin yüzüne karşı verilip sanık ve müdafiine tebliğ edilmeyen hükmün, 19.08.2022 tarihinde sanık tarafından temyiz edildiği, müdafii tarafından ise temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarih, 2019/16-573 Esas ve 2022/119 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın yokluğunda verilen hükmün kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, hükmün sanığa tebliğ edilmemiş olması sebebi ile, sanığın 19.08.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin
verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar ... müdafileri ile sanıklar... ve ......,'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Dairemizin 21.06.2016 tarihli ve 2016/1500 Esas, 2016/1973 Karar sayılı kararı ile; diğer sanıklar hakkında hükmün bozulmasına ve temyiz isteği reddedilen sanık ... ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeyen sanık ...'a bozmanın sirayetine karar verildiği, akabinde yapılan yargılama neticesinde sanıklar ......, ve hakkında mahkûmiyet kararları verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, haklarındaki mahkûmiyet kararları kesinleşen sanıkların sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükümleri temyiz etme hakları bulunmadığı anlaşıldığından, 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin REDDİNE;
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 08.06.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'nın aşamalardaki kısmen değişen savunmalarında, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin diğer sanık ...'a da ait olduğunu beyan ederek, diğer sanığın suçunun ortaya çıkarılmasına yardım ettiği sabit olduğundan, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. madddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'ın, diğer sanık ... ve hakkında beraat hükmü kesinleşen...'nın soyut beyanları dışında aleyhine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, .......'ya ait araçta uyuşturucu madde bulunduğunu beyan edip üzerindeki anahtar ile açtığı araçtan aldığı uyuşturucu maddeleri kolluk görevlilerine teslim ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde hakkında ayrı bir dosyadan değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen tanık .......,.'nin ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda;
sanık ve tanık arasındaki yalnızca buluşmaya dair olan ve ikamet araması işlemi ile yaklaşık 6 saat süre farkı bulunan telefon görüşme içeriği ile tanığın soruşturma aşamasındaki müdafisiz teşhisi dışında aleyhinde mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanık ...'nin uyuşturucu maddeyi tanığa verdiğine dair ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/22551, K. 2024/26426, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama