İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23174 K.2025/5774

Başsavcılığı

Esas2023/23174Karar2025/5774Tarih20 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.424 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/23174 E., 2025/5774 K.·Kanun Yararına Bozma

Karar tarihi
20 Mayıs 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesinin
Sayısı
2016/1599 E., 2017/2026 K.
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İnceleme konusu karar
Düşme
Yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.424 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 17.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/17954 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116592 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116592 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Her ne kadar Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2017 tarihli kararı ile ısrar şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de;

1. 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında;

Somut olayda, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2015 tarihli ve 2015/109336 soruşturma, 2015/3413 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın adı geçene usulüne uygun olarak 18/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği,

kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin 05/06/2015 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesini takiben tedavi tedbirlerinin uygulanması için Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı, şüphelinin süresi içerisinde hastaneye müracaat ederek muayenesini müteakip Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetim proğramının kendisine tebliğ edildiği, 02/05/2016 tarihli görüşmeye gelmediğinin bildirilmesi nedeniyle yazılı olarak uyarılmasına karar verildiği,

uyarı tebligatının 21/05/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tebligatı takiben şüphelinin 23/05/2016 tarihli görüşmeye de müracaat etmemesi üzerine kayıtların kapatıldığı ve bu kararın 23/06/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, şüphelinin kendisine yüklenen

yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkında açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu" nun gerçekleştiği cihetle, yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2. Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında;

a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemeler ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesindeki "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.

Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemesince ısrar şartının gerçekleşmediğinin kabulü nedeniyle, dava şartının gerçekleşmesinin beklenilmesi için kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde düşmesine karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 27.06.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2015 tarihli ve 2015/109336 Soruşturma, 2015/3413 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği,

B. Şüpheli hakkında, 30.06.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2015 tarihli ve 2015/100376 Soruşturma, 2015/3067 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği,

C. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, 15.11.2016 tarihinde her iki erteleme kararının kaldırılarak, soruşturma dosyaları birleştirilip Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2016 tarihli ve 2015/100376 Soruşturma, 2016/41238 Esas, 2016/35107 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

D. Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.11.2017 tarihli ve 2016/1599 Esas, 2017/2026 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ısrar koşulunun oluşmaması nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle, kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır. E. Her ne kadar, 27.06.2015 ve 30.06.2015 tarihli eylemler nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. fıkrasında yer alan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlemesine aykırı olarak aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı ayrı ayrı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının ihlali üzerine açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda ısrar koşulunun oluşmaması nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının "düşmesine" karar verilmiş ise de;

5721 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.

Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.

Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, açılan kamu davasında yapılan yargılama üzerine 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a. maddesi uyarınca ısrar koşulunun gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde “durma kararı” verilerek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi, tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “düşme” kararı verilmesi ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen "düşme" kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra,

sanki durma kararı verilmişcesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesine karar verilerek hükmün karıştırılması da Kanun'a aykırı olduğu gibi,

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.07.2015 ve 30.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriklerinde karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği ve kararın şüpheliye tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, her iki karar içeriğinde de, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği,

Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup;

"kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmemesi nedeniyle her iki erteleme kararının da usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden de söz edilemeyeceği anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı bu sebeple gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı,

tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi gerekirken, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle "düşme" kararı verilmesi ve yargılamanın sonlandırılması,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli ve 2016/1599 Esas, 2017/2026 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23174, K. 2025/5774, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tebliğname Görüşü
  4. I. İstem
  5. II. Gerekçe
  6. III. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23174
Karar No
2025/5774
Tarih
20 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23176 K.2025/5442
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23177 K.2025/5775
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23194 K.2025/5443
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23250 K.2025/5446
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23288 K.2025/5447
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23290 K.2025/5448

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.