İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23234 Karar: 2025/6307 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23234 K.2025/6307

10. Ceza Dairesi 2023/23234 E. , 2025/6307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1012 E., 2019/85 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23234 E. , 2025/6307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1012 E., 2019/85 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23234 E. , 2025/6307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1012 E., 2019/85 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 05.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/13470 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118422 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118422 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında, daha önce 27/06/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/08/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde 30/07/2017 tarihinde aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın etkin pişmanlık göstermek suretiyle 30/07/2017 tarihinde suç işlediğini kendi beyanı ile ortaya çıkarmış olmasından dolayı 5237 sayılı Kanun'un 192/2. maddesi uyarınca İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 14/05/2018 tarihli ve 2017/887 esas, 2018/418 sayılı kararıyla ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 24/05/2018 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın 14/08/2018 tarihinde aynı suçu tekrar işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında, inceleme konusu İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2019 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/08/2016 tarihli erteleme kararının, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin ceza verilmesine yer olmadığına kararı ile birlikte hukuki geçerliliğinin kalmadığı nazara alındığında, incelemeye konu 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince doğrudan açılan kamu davasında, kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.08.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2018 tarihli ve 2018/119011 Soruşturma, 2018/42244 Esas, 2018/32508 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.02.2019 tarihli ve 2018/1012 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak alınan İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 2017/887 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında, daha önce işlediği 30.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.08.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin erteleme süresi içinde yeniden uyuşturucu madde kullandığından bahisle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2017 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 14.05.2018 tarihli ve 2017/887 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 192/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddeleri gereği "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, bu kararın 24.05.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Her ne kadar, sanık hakkında, 14.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2018 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Daha önceden, 30.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle aynı nitelikteki suç nedeniyle verilen 16.08.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâl edilmesi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası sonunda, İzmir 3. Çocuk Mahkemesince 14.05.2018 tarihinde "ceza verilmesine yer olmadığına" kararının verildiği ve kararın kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında 14.08.2018 tarihli suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerekirken, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 30.06.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.03.2023 tarihli ve 2023/40346 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu 14.08.2018 tarihli eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geldiği, erteleme kararının inceleme konusu 14.08.2018 tarihli eylemi de kapsadığı, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından; Mahkemesince, erteleme kararının verildiği soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilerek, karardan bir örneğinin dava açılmamış ise İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/40346 Soruşturma dosyasına gönderilmesi, kamu davası açılmış olması halinde ise birleştirme kararı verilerek 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak üzere ilgili mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2019 tarihli ve 2018/1012 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla