KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/8604 E., 2024/19300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Ek karar sayısı
- 2016/176 E., 2016/430 K.
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Temyiz talebinin reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz talebinin reddi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Başka suçtan hükümlü bulunan sanığa tebliğ edilen ek kararda, temyiz süresinin 15 gün olarak bildirilmesinin yanında 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesi uyarınca, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde de bulunulmaması nedeniyle yasa yoluyla bildirimin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiş ve sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde kabulü ile yapılan incelemede;
Başka suçtan hükümlü bulunan sanığın yüzüne karşı verilen 04.04.2016 tarihli hükümde, temyiz süresinin yüze karşı açıklanmasından itibaren başlayacağı bildirilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesi uyarınca sanığa, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmaması nedeniyle yasa yoluyla bildirimin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin öğrenme ile süresinde olduğu kabul edilerek 06.10.2022 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli ve 2016/176 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/8604, K. 2024/19300, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama