KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/9042 E., 2023/10924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2020 tarihli ve 2019/343 Esas, 2020/96 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/2108 Esas, 2020/2883 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/2108 Esas, 2020/2883 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2020 tarihli ve 2021/296 Esas, 2022/13526 Karar sayılı kararı ile;
"1- Hükme esas alınan 28.05.2019 ve 02.06.2019 tarihli olaylara ilişkin olay tutanakları, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ..., ... ve ... Karargöz’ün kollukça alınan savunmaları, bu kişilere ait idrar tetkiki raporları, kullanıcı ...’e ait telefonun inceleme tutanağının dosyada yer alan suretlerinin onaysız fotokopiden ibaret oldukları, UYAP sisteminde taralı olmadıkları ve yargılama aşamasında getirtilip sanığa okunmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, adı geçen belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, sanığa okunup diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükme esas alınan iletişim tespit çözüm tutanaklarının istinaf aşamasında dosya arasına girmiş olduğu ve duruşmada sanığa okunmadığı anlaşılmakla; CMK'nın 217. maddesi uyarınca, sanığa duruşmada okunup diyeceklerinin sorulması, sanığın telefon konuşmalarına ilişkin tutanakları kabul etmemesi halinde sanıktan ses örnekleri aldırılarak, ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, iletişim tutanaklarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması"
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/63 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair bilgiler bulunması nedeniyle hakkında teknik takip kararı bulunan sanığın haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'ye 21.05.2019, ...'e 28.05.2019 ve ...'e 02.06.2019 tarihli olaylarda;
takip tarassut tutanakları, olay yakalama, rızaen teslim, üst arama, el koyma tutanakları, tanık beyanları ve tape kayıtları uyarınca uyuşturucu satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yaptığı ayrıca ve 12.06.2019 tarihinde evinde yapılan aramada ele geçen uyuşturucuları da ticaret kastıyla bulundurduğu anlaşıldığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanarak cezasından artırım yapıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/63 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/9042, K. 2023/10924, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama