KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2024/1301 E., 2025/8269 K.
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/57 E., 2010/349 K
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
- Karar
- Kamu davasının düşmesi
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
490 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
İzmir 18. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/5.maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın, temyiz edilmeksizin kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/22401 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3263 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3263 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın soyadı bilgisinin "..." iken "..." olarak düzeltildiği gözetilerek yapılan incelemede. A. Sanık hakkında, 08.02.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2010 tarihli ve 2010/34393 Soruşturma, 2010/32455 Esas, 2010/21783 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yargılama sonucunda, ...
Sulh Ceza Mahkemesinin 02.12.2010 tarihli ve 2010/57 Esas, 2010/349 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 20.12.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C.
Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, .... Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.02.2013 tarihli ve 2010/57 Esas, 2010/349 Karar sayılı ek kararı ile; tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. D.
Dosya kapsamına göre. 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.