İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/1955 Karar: 2024/19287 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/1955 K.2024/19287

10. Ceza Dairesi 2024/1955 E. , 2024/19287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/828 E., 2023/1219 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ünc

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/1955 E. , 2024/19287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/828 E., 2023/1219 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ünc

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/1955 E. , 2024/19287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/828 E., 2023/1219 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/828 Esas, 2023/1219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; beraat verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İncelemeye konu 21.01.2010 tarihli suç nedeniyle 08.07.2011 tarihli kararla doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, uygulanma koşulu bulunmadığı halde sanık hakkında aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde 04.11.2015 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri gereği sanık lehine uygulama olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. A. Sanık hakkında "Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanması için ihbarda bulunulması, bu kapsamda dosyanın mahiyeti gözetildiğinde basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığı takdir edilmiştir." şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle basit yargılama usulü uygulanmamasına karar verilmesi, B. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 20.11.2013 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 07.07.2015 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 20.11.2013 tarihli hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 10 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla