Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/2015 E. , 2025/9479 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/510 E., 2016/37 K. Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemes
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/2015 E. , 2025/9479 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/510 E., 2016/37 K. Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/510 Esas, 2016/37 Karar sayılı mahkûmiyet kararına yönelik temyiz isteminin süre yönünden "reddine" karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 30.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/20214 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve ...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/5715 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2016 tarihli kararın, mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 01/03/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın aynı zamanda bilinen son adresi de olan adrese mernis adresi olduğu belirtilmeksizin tebligat çıkarılmadan, doğrudan mernis adresi sıfatıyla 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği cihetle, kesinleşmeyen karara yönelik sanığın 07/04/2016 havale tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmesi ve dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde temyiz talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.12.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2015 tarihli ve 2015/1609 Soruşturma, 2015/18 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın 18.06.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, B. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan çağrı ve uyarı tebligatlarına rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/1609 Soruşturma, 2015/1084 Esas, 2015/1000 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/510 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 01.03.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, hükmün 09.03.2016 tarihinde kesinleştirildiği, D. Sanığın 07.04.2016 tarihinde temyiz dilekçesi vermesi üzerine, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.04.2016 tarihli ve 2015/510 Esas, 2016/37 Karar sayılı ek kararı ile 1412 sayılı CMUK'nun 315/1. maddesi uyarınca "temyiz isteminin süre yönünden reddine" karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Sanık hakkında verilen Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/510 Esas, 2016/37 Karar sayılı mahkûmiyet kararının, doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğinin usulsüz olduğu, tebligatın usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, kesinleşmeyen karara yönelik sanığın 07.04.2016 havale tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmesi ve dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden "temyiz isteminin reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/510 Esas, 2016/37 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.