KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2024/2058 E., 2024/17316 K.
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/259 E., 2023/699 K
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
396 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme kararı verilmediğine, cezanın çok olduğuna, haksız ve yersiz ceza verildiğine, suçlamayı kabul etmediğine, kararın lehine bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Devriye gezen ekiplerin sanığın yanına doğru gittikleri esnada suça konu uyuşturucu maddenin sanık tarafından yere atıldığını gördükleri ve sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan savunmalarında kullanmak amacıyla satın aldığı bu maddeyi yere attığını kabul ettiği anlaşılan olayda, bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ya da hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.