KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2024/2457 E., 2024/23218 K.
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2657 E., 2023/2665 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
Karar Detayı
436 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Keşan Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Yeterli delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. GEREKÇE
A.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek aynı Kanun'un 52/4. fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin dördüncü paragrafında yer alan “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalanının tamamının sanıktan tahsiline,
adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi uyarınca işlem yapılacağının sanığa ihtarına” ibaresinin çıkartılarak yerine “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak,