Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/2591 E. , 2024/22157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/2591 E. , 2024/22157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Gaziantep 12. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; A. Kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, B. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, C. Sanığın uyuşturucu maddelerin Sedat Bülbül isimli şahsa ait olduğunu ikrar etmesine ve ...'ın suçunu ortaya çıkarmasına rağmen bu şahıs hakkında araştırma yapılmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, D. Aksi değerlendirmede dahi eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması kabul edilmiş ise de; tekerrür uygulamasına esas alınan Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/243 Esas, 2014/392 Karar sayılı ilamının, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçuna ilişkin ve suç tarihinin 28.12.2012 olduğunun anlaşılması karşısında; 6352 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1. fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılıp 6352 sayılı Kanun'un 83. maddesi ile karşılıksız yararlanma suçu kapsamında yeniden suç olarak düzenlenmesi, aynı Kanun'un 84. maddesinde karşılıksız yararlanma suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve Kanunun geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasında da kesinleşen hükümler yönünden zararın yasada belirlenen koşul ve sürede karşılanması durumunda verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağının öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınan söz konusu hüküm yönünden lehe/aleyhe değerlendirme ya da uyarlama yapılıp yapılmadığı, sonucuna göre tekerrüre esas olup olmadığının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, fiziki takip tutanağı ve tanık Fırtına ....'ın beyanları ile sanığın hiçbir aşamada açık kimlik ve adres bilgilerini vermediği Sedat Bülbül ile ilgili soyut beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün ve 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.09.2024 tarihinde karar verildi.