Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/272 E. , 2025/7364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkın
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/272 E. , 2025/7364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 19.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.11.2023 tarihli ve 2023/22981 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128636 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128636 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkında İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27.06.2013 tarihli ve 2012/508 esas, 2013/761 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca sanığın mernis adresine doğrudan 10.10.2013 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27.06.2013 tarihli sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğinin usulsüz olduğu ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan çağrı kağıdının sanığın mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince 13.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, yukarıda izah edildiği üzere öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, belirtilen usule uyulmaksızın sanığın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının kabul edilemeyeceği, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesince kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 10.02.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2012 tarihli ve 2012/24083 Soruşturma, 2012/25437 Esas, 2012/12906 sayılı iddianamesi ile İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2012/508 Esas, 2013/761 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 10.10.2013 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 28.10.2013 tarihinde kesinleştirilerek infaza gönderildiği, C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 04.12.2013 tarihli ve 2013/17501 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 13.01.2014 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, D. Tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine, dosya ele alınarak İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2014/757 Esas, 2015/702 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 29.12.2015 tarihinde kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 27.04.2018 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.04.2021 tarihli ve 2021/164 Esas, 2021/326 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak ili aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, 1. Somut olayda, İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27.06.2013 tarihli sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, sanığın doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğinin usulsüz olduğu, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleşmemesi nedeniyle infazına başlanamayacağı anlaşıldığından, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan çağrı kağıdının sanığın doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince 13.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının kabul edilemeyeceği, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyrınca durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2021/164 Esas, 2021/326 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.