Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/322 E. , 2025/7660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/969 E., 2021/555 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda bel
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/322 E. , 2025/7660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/969 E., 2021/555 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 01.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2023/10842 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/127903 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/127903 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın incelemeye konu 06/10/2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2020 tarihli ve 2020/29475 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 08/03/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer alan ve, 5320 sayılı Kanun'a 18/06/2014 tarihinde 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinde, "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur" şeklinde yer alan düzenlemeler nazara alındığında; Sanık hakkında 19/04/2014 tarihinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma devam ederken 18/06/2014 tarihinde anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2014 tarihli ve 2014/7867 esas sayılı iddianamesi iddianamesi üzerine yapılan yargılama sonucunda 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2014 tarihli ve 2014/962 esas, 2014/675 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 24/10/2017 tarihli ve 2017/1209 DS sayılı yazısı ile denetimli serbestlik tedbirini yerine getirmesi nedeniyle sanık hakkında Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2017 tarihli ve 2015/886 esas, 2016/367 sayılı ek kararı ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, olağanüstü ve istisnaî kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği, yeniden yargılama yapılmasına sebebiyet vermeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında 19/04/2014 tarihli eylemi nedeniyle atılı suçtan devam eden soruşturma sırasında 18/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme uyarınca hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan dava açılması ve mahkemesince 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmesi nedeniyle, inceleme konusu 06/10/2020 tarihli eylem yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılamayacağı anlaşılmakla, inceleme konusu 06/10/2020 tarihli suça ve inceleme dışı 06/02/2022 tarihli aynı neviden suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucunda Karasu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2022 tarihli ve 2022/200 esas, 2002/697 sayılı durma kararı verilen eylemine ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği anlaşılmakla, mahkemesince anılan gerekçe ile durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.10.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2020 tarihli ve 2020/93818 Soruşturma, 2020/29475 Esas, 2020/18632 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı nev'i suçtan "Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2014 tarihli iddianamesi ile Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesine (2014/962) TCK 191/1-4 madde gereğince cezalandırılması talebiyle" kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.09.2021 tarihli ve 2020/969 Esas, 2021/555 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dosya arasında bulunan Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/962 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Sanık hakkında 19.04.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2014 tarihli ve 2014/7867 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, koşulları bulunmadığı halde, Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/962 Esas, 2014/675 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.01.2015 tarihinde kesinleştiği, Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 24.10.2017 tarihli ve 2017/1209 DS sayılı yazısı ile denetimli serbestlik tedbirini yerine getirdiğinin bildirilmesi üzerine Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli ve 2015/886 Esas, 2016/367 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kararın 18.12.2017 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; her ne kadar sanık hakkında incelemeye konu 06.10.2020 tarihli eylemi nedeniyle daha önce Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/962 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmış ise de; Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/962 Esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 19.04.2014 olduğu ve iddianame tarihinin ise 26.06.2014 olduğu, dolayısıyla dosya kapsamında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi kapsamında yargılama yapılması gerektiği, ancak Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesince 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama koşulu bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirini yerine getirmesi nedeniyle sanık hakkında Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli kararı ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, dolayısıyla, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yürürlüğe girdikten sonra, aynı Kanun'un 191/2. ve 191/3. maddeleri kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından, aynı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açma koşulu bulunmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar verilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 06.02.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Karasu Cumhuriyet Başsavcılığınca 23.02.2023 tarihli ve 2023/642 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 06.10.2020 tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2020/969 Esas, 2021/555 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.07.2025 tarihinde karar verildi.