Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3306 E. , 2025/10289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/309 E., 2021/380 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3306 E. , 2025/10289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/309 E., 2021/380 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca verilen 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 2021/28867 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve ...sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1. Dosya kapsamına göre; İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 27/02/2014 tarihli ve 2014/5308 sayılı ekspertiz raporundan sanığın üzerinde ele geçirilen iki adet tabletin, antikonvülsan (spazm önleyici) ve antiepileptik etkiye sahip, kötüye kullanımında bağımlılığa yol açabilen, yeşil reçeteye tabi ilaç aktif maddelerinden klonazepam etken maddesini içerdiğinin anlaşılması karşısında, klonazepam aktif maddesinin kullanmak amacı ile bulundurulmasının suç oluşturmayacağı ve sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair teknik yöntemlerle yapılmış bir tespitin de bulunmadığı cihetle, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde; 2. Kabule göre de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmında "....bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir..." şeklinde belirtildiği üzere, denetim süresinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçu ile aynı neviden olması gerektiğinden, sanığın denetim süresi içerisinde 11/11/2017 tarihinde aynı neviden olmayan infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.02.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2014 tarihli ve 2014/36635 Soruşturma, 2014/15735 Esas, 2014/7604 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2014/386 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 24.03.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. Sanığın denetim süresi içerisinde 11.11.2017 tarihinde işlediği "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İstanbul 51 Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.09.2021 tarihli ve 2021/309 Esas,2021/380 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1, 62 ve CMK'nın 251/3.maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. ... Kriminal Polis Laboratuvarının 27.02.2014 tarihli ve 2014/5308 sayılı ekspertiz raporunda; suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen iki adet tabletin, antikonvülsan (spazm önleyici) ve antiepileptik etkiye sahip kötüye kullanımında bağımlılığa yol açabilen, yeşil reçeteye tabi ilaç aktif maddelerinden klonazepam etken maddesini içeren tabletler olduğu, klonazepam aktif maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde öngörülen suç saklı kalmak üzere, kullanmak amacı ile bulundurulmasının suç oluşturmayacağı ve sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair teknik yöntemlerle yapılmış bir tespitin de bulunmadığı gözetilmeden, sanığın unsurları oluşmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan "beraati" yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. Kabule göre de; 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır" ve 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, İstanbul 86. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2014/386 Esas, 2015/166 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev'iden olması gerekeceği, sanığın denetim süresi içerisinde 11.11.2017 tarihinde aynı nev'iden olmayan "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasına dair karar Kanun’a aykırıdır. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2- e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.