Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3316 E. , 2025/9109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/134 E., 2018/318 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 36. Asliye C
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3316 E. , 2025/9109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/134 E., 2018/318 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hükmün, itiraz edilmeksizin 18.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2024 tarihli ve 2023/13621 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/16554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/16554 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede; Sanığın incelemeye konu 23/08/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/11/2014 tarihli ve 2014/127415 soruşturma, 2014/1201 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini müteakip, yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle açılan kamu davası neticesinde İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, Sanığın, daha önce 31/12/2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesinin 21/04/2014 tarihli ve 2013/130 esas, 2014/315 sayılı kararının 17/06/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik kurallarını ihlâl ettiğine dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ihbar üzerine Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2018 tarihli ve 2014/1119 esas, 2018/209 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,Yine sanığın inceleme dışı 17/05/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/06/2017 tarihli ve 2017/90269 soruşturma, 2017/1376 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini müteakip, sanığın tekrar aynı neviden suç işlediğinden bahisle açılan kamu davası neticesinde 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2021 tarihli ve 2020/438 esas, 2021/305 sayılı kararının istinaf incelemesi sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 07/04/2023 tarihli ve 2022/1233 esas, 2023/760 sayılı kararıyla "... İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarih, 2017/134 Esas, 2018/318 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozma talebine konu edilmesi için ilk derece mahkemesince İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesine bildirimde bulunularak sonucunun beklenmesi, söz konusu kararın kanun yararına bozulması halinde 23/08/2014 tarihli suçtan dolayı 26/11/2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğini yitirecek olduğu ve incelenen iş bu dosya kapsamındaki 17/05/2017 tarihli eylem nedeniyle verilen 20/06/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kanuna uygun hale geleceği dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden, ..." şeklindeki gerekçeyle bozulduğu ve yeni esasa kaydedildiği anlaşılmakla,5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu 23/08/2014 tarihli eylemin, Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesince 21/04/2014 tarihinde verilen ve 17/06/2014 tarihinde kesinleşen tedavi ve denetimli serbestlik kararının ihlâl olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.08.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2014 tarihli ve 2014/127415 Soruşturma, 2014/1201 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli ve 2017/19951 Soruşturma, 2017/6962 Esas, 2017/5258 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2018 tarihli ve 2017/134 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hükmün, itiraz edilmeksizin edilmeksizin kesinleştiği, D. Dosya arasında bulunan Safranbolu(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/130 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Sanığın daha evvel 31.12.2011 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2013 tarihli ve 2012/510 Soruşturma, 2013/123 Esas, 2013/101 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Safranbolu (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli ve 2013/130 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 17.06.2014 tarihinde kesinleşerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlâl ettiğinin bildirilmesi üzerine, Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2018 tarihli ve 2014/1119 Esas, 2018/209 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 17.07.2018 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme ile, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/1. maddesindeki "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur." ve aynı Kanun'un geçici 7/3. maddesindeki ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olupta bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, sanığın daha evvel 31.12.2011 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Safranbolu (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli ve 2013/130 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 17.06.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlâl ettiğinin ve denetimli serbestlik dosyasının 24.04.2015 tarihinde kapatıldığının bildirilmesi üzerine yargılamaya devam olunarak sanık hakkında Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2018 tarihli ve 2014/1119 Esas, 2018/209 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve inceleme tarihi itibariyle hükmün henüz açıklanmadığı, 6545 sayılı Kanun ile düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin uygulanabileceğinin anlaşılması karşısında, somut olayda, inceleme konusu 23.08.2014 tarihli eylemin, Safranbolu (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli ve 2013/130 Esas, 2014/315 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının devam ettiği süreçte işlendiği anlaşılmış ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.05.2017 tarihli ve 2017/90269 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 23.08.2014 tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylemin, 17.06.2014 tarihinde kesinleşen, Safranbolu (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli ve 2013/130 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlâli olup olmadığının ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip verilmeyeceğinin veya incelemeye konu eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği belirlenerek, ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2017/134 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi.