Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4165 E. , 2025/10291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/182 E., 2020/705 K. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4165 E. , 2025/10291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/182 E., 2020/705 K. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/31101 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31876 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 21/11/2019 tarihinde uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2020 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de, Sanık hakkında, daha önce 07/11/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, şüphelinin denetim süresi içinde aynı nev'iden yeniden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli ve 2019/735 esas, 2019/941 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06/07/2020 tarihli ve 2020/419 esas, 2020/671 sayılı kararı ile sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına dayanak eyleminden bahisle elde edilen biyolojik örneğin alınmasına dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 75. maddesi gereğince usulüne uygun bir karar bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile anılan hükmün bozulmasına karar verildiği, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli kararı ile 07/11/2016 tarihli eylem nedeniyle elde edilen biyolojik örneğin alınmasına ilişkin dosya kapsamında usulüne uygun şekilde alınmış mahkeme kararı bulunmadığı bu eylem yönünden delilin usule aykırı olduğundan bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığı anlaşılmakla, Somut olayda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/03/2017 tarihli ve 2016/47619 soruşturma, 2017129 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının anılan bozma kararı nedeniyle incelemeye konu suç yönünden yok hükmünde olduğu ve artık 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın sağlamadığından, sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayacağı cihetle, sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince kovuşturma şartı yokluğundan durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/182 Esas ve 2020/705 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 21.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2020 tarihli ve 2019/12329 Soruşturma, 2020/552 Esas, 2020/436 sayılı iddianamesi ile Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda; Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.11.2020 tarihli ve 2020/182 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır. B. Dayanak Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/735 Esas, 2019/941 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 07.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2017 tarihli ve 2016/47619 Soruşturma, 2017/129 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin 30.03.2019 ve 28.05.2019 tarihlerinde yeniden aynı nev'i suçları işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2019 tarihli ve 2016/47619 Soruşturma, 2019/13553 Esas, 2019/10664 sayılı iddianamesi ile Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/735 Esas, 2019/941 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2020/419 Esas, 2020/671 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, 5. Bozmadan sonra, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/375 Esas ve 2020/475 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının itiraz edilmeksizin 13.11.2020 tarihinde kesinleştiği,Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 21.11.2019 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/182 Esas, 2020/705 Karar sayılı mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/375 Esas ve 2020/475 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/375 Esas ve 2020/475 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/182 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi.