İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4197 Karar: 2025/10306 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4197 K.2025/10306

10. Ceza Dairesi 2024/4197 E. , 2025/10306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/826 E., 2019/799 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 13.01.2019 - 02.02.2019 İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üz

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4197 E. , 2025/10306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/826 E., 2019/799 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 13.01.2019 - 02.02.2019 İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üz

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4197 E. , 2025/10306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/826 E., 2019/799 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 13.01.2019 - 02.02.2019 İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 13.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/28695 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31244 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31244 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, Sanık hakkında evvelce 03/07/2013 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2015 tarihli ve 2015/59 esas, 2015/297 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 02/04/2015 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 23/02/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 13/01/2019 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilerek, Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/59 esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/826 Esas ve 2019/799 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 13.01.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2019 tarihli ve 2019/9385 Soruşturma, 2019/122 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 13.03.2019 tarihinde tebliğ edilerek 29.03.2019 tarihinde infazı için Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüpheli hakkında 02.02.2019 tarihli aynı nev'i suçtan yürütülen soruşturmanın 2019/9385 sayılı soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2019 tarihli ve 2019/9385 Soruşturma, 2019/8389 Esas, 2019/6855 sayılı iddianamesi ile, her iki eylemi nedeniyle kamu davası açıldığı, 4. Yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.10.2019 tarihli ve 2019/826 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/59 Esas ve 2015/297 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 03.07.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2013 tarihli ve 2013/21037 Soruşturma, 2013/8707 Esas, 2013/4458 sayılı iddianamesi ile Eskişehir 5. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Eskişehir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarihli ve 2013/676 Esas, 2013/861 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 20.12.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62.maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 02.04.2015 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 13.01.2019 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin kanun yararına bozma incelemesine konu Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli kararı ile ihbar edilmesi üzerine, dosyanın devredildiği Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/120 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/1664 Esas, 2020/568 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 6. Bozmadan sonra basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/66 Esas, 2021/468 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1, 62 ve CMK'nın 251/3.maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itiraz ettiği, 7. İtiraz üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/470 Esas, 2021/1216 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, 8. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/274 Esas, 2023/1156 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; "(2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda; Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile sanığın 03.07.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, her ne kadar öncesinde Eskişehir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarihli ve 2013/676 Esas, 2013/861 Karar sayılı kararı ile, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmemiş ise de, sanığın, doğuracağı hukuki sonuçlar ve yaptırımlar konusunda yanıltılmış olması nedeniyle Anayasanın belirlilik ve hukuk güvenliği ilkeleri gereğince sanık lehine değerlendirme yapılarak kanuna aykırı şekilde verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı, bu durumda, incelemeye konu ilk suç tarihinin 13.01.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan; Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesince,13.01.20 19... .02.2019 tarihli eylemler nedeniyle açılan davada, incelemeye konu 13.01.2019 tarihli eylemin, Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 02.04.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 13.01.2019 tarihli eylem nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, ancak zaten ihbarda bulunulup hüküm açıklandığı için yeniden ihbarda bulunulmayarak sadece düşme kararı verilmesi gerektiği, Sanığın 02.02.2019 tarihli eylemi yönünden ise, bu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilmediği, bu eyleme ilişkin soruşturmanın, erteleme kararı verildikten sonra 04.04.2019 tarihinde birleştirilerek iddianameye konu edildiği ve bir tasfiye maddesi olan 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin, sonraki suçtan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel olmayacağı gözetilerek 02.02.2019 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/826 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında 13.01.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 02.02.2019 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla