İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4253 K.2025/9924

Osmaniye 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın,…

Esas2024/4253Karar2025/9924Tarih14 Ekim 2025Okuma5 dk · 1.053 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/4253 E., 2025/9924 K.

Karar tarihi
14 Ekim 2025
Konu
Bilisim Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2022/165 E., 2022/265 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar Detayı

1.053 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Osmaniye 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/17396 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/28914 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin.

“Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında 16/11/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/12/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben,şüphelinin denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, Osmaniye

8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2022 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın bila tebliğ iade edilmesini müteakip mernis adresi yerine başka bir adrese tebliğ edilerek kesinleştirildiği, bu itibarla tebliğ işleminin usulsüz olduğundan 25/12/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartı oluşmadığından kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de,

Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüphelinin bilinen son adresinden bila tebliğ iade olunması üzerine önceki mernis adresinde birlikte ikamet ettiğini beyan eden annesine usulüne uygun olarak tebligat işleminin gerçekleştirildiği, yapılan tebligatın geçerli olduğu cihetle; kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşıldığından; yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi yerine mahkemece yerinde olmayan gerekçe ile durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 16.11.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2019 tarihli ve 2019/17035 Soruşturma, 2019/465 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.

Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2022 tarihli ve 2019/17035 Soruşturma, 2022/1569 Esas, 2022/1120 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Osmaniye

8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2022 tarihli ve 2022/165 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğinin usulsüz olduğu ve bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediği" gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/5. maddesine göre tebliğ mazbatasının "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğu" hususunu ihtiva etmesi gerektiği, yine 7201 sayılı Kanun'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması,

tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, ayrıca Tebligat Yönetmeliği’nin 35/4. maddesine göre de tebliğ mazbatasının, tebliği çıkaran merci ve tebliğ memuru tarafından okunaklı şekilde düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre.

16.11.2019 tarihli eylemi nedeniyle verilen 25.12.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin, sanığın en son bildirdiği adrese çıkarıldığı ancak, adresten ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine, mernis adresi farklı bir adres olmasına rağmen yine aynı adrese mernis şerhi olmaksızın çıkarıldığı ve ...'e tebliğ edildiğinin yazıldığı ancak tebliğ mazbatasında muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı,

adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği hususları Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince sorulduğuna dair bir açıklama da yapılmadan teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı kaldı ki,

somut olayda Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının tebliği üzerine yükümlünün denetime başladığı, görüşmeye katılmaması üzerine uyarılmasının ardından tekrar başvurarak denetimin infazına devam ettiği ve tedavisini tamamladığı, 23.06.2021 tarihli görüşmeye katılım sağlamaması nedeniyle ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyasının kapatıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun bu sebeple de sağlanmadığı, dolayısıyla Mahkemece verilen "durma" kararının yerinde olduğu anlaşıldığından,

Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti

Olay Özeti: Osmaniye 8. Asliye Ceza Mahkemesi, erteleme kararının tebligatının usulsüz olduğu gerekçesiyle kullanma davasının durmasına karar vermiştir. Adalet Bakanlığı, tebligatın aynı adreste ikamet eden sanığın annesine geçerli şekilde yapıldığını ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke

Hukuki İlke: Bila iade sonrası mernis şerhi düşülmeden ve Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesindeki (muhatabın adresten geçici mi sürekli mi ayrıldığı, adreste bulunmama sebebi gibi) araştırma yapılmadan gerçekleştirilen tebligat usulsüzdür; usulsüz erteleme kararıyla erteleme süresi işlemez ve denetim yükümlülüğünün ihlalinde 'ısrar' koşulu oluşmaz.

Uygulama Sonucu

Uygulama Sonucu: Tebligat usulsüz olduğu gibi yükümlü denetime başlayıp tedavisini tamamladığından ısrar koşulu da gerçekleşmemiş; durma kararı yerinde bulunarak kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu

Dava Strateji Notu: Kullanma davalarında hem erteleme tebligatının usulü hem de denetimli serbestlikteki 'ikinci uyarı / ısrar' koşulunun gerçekten oluşup oluşmadığı ayrı ayrı denetlenmeli; ikisinden biri eksikse durma ya da davanın düşmesi yönünde savunma kurulabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm
  7. Özgün Analiz

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4253
Karar No
2025/9924
Tarih
14 Ekim 2025
Konu
Bilisim Suclari

İlgili Rehberler

  • Bilişim + Ceza Savunma Merkezi
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4252 K.2025/3962
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4245 K.2025/3959
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4243 K.2025/3958
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4242 K.2025/9921
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4239 K.2025/9920
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4237 K.2025/3812

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.