İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4239 Karar: 2025/9920 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4239 K.2025/9920

10. Ceza Dairesi 2024/4239 E. , 2025/9920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/833 E., 2020/158 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 08.12.2017, 04.06.2018 Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşt

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4239 E. , 2025/9920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/833 E., 2020/158 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 08.12.2017, 04.06.2018 Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşt

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4239 E. , 2025/9920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/833 E., 2020/158 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 08.12.2017, 04.06.2018 Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/14940 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın, inceleme dışı 14/01/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/05/2017 tarihli ve 2017/702 soruşturma, 2017/69 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın tedavi ve denetim yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasını müteakip, açılan kamu davası neticesinde sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli ve 2017/1056 esas, 2018/150 sayılı kararının 02/03/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 06/01/2022 tarihinde suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine ilişkin Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2023 tarihli ve 2023/189 esas, 2023/323 sayılı kararı ile mahkumiyetine ilişkin kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26/04/2023 tarihli ve 2023/1298 esas, 2023/1321 sayılı kararı ile, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/05/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesi beklenilmeden denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği ve denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkartılan tebligatın da usulüne uygun olmadığından bahisle durma kararı verilmesi gerektiğinden dolayı bozulmasına karar verildiği nazara alındığında, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/03/2022 tarihli ve 2019/8214 esas, 2022/3956 sayılı olağan temyiz kanun yolu incelemesine konu ilâmında da değinildiği üzere; 1- Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilip, şüphelinin “kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu madde satın alması,kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu madde kullanması” durumlarından biri nedeniyle hakkında kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçu tekrar işlemesi nedeniyle hakkında ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğine dair 5237 sayılı Kanun'un 191/6 maddesinin amacına uygun olarak ilk açılan kamu davasına ilişkin yargılama devam ederken sonradan açılan kamu davasında dosyada mevcut delil durumuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği, ilk açılan kamu davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, 2- Erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında yargılama sonuçlanmış ise, verilen kararın ikinci suç nedeniyle açılan kamu davasını etkileyeceği durumların sözkonusu olabileceği, örneğin; ilk açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi hâlinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliğini yitireceği ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 191/6.maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacağı, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekeceği, 3- Yine, ilk suç nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi üzerine iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle ikinci suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki erteleme kararı verilmeden dava açma koşulunun oluşması hâlinde dahi, mahkemece ikinci suça ilişkin yapılan yargılama esnasında, ilk suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının,yargılama şartı yokluğu nedeniyle kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle ikinci suç bakımından da yargılama şartı bulunmadığı kanaatine varılmışsa, ilk suçtan verilen karar olağan kanun yolu incelemesinden geçmeden kesinleşmiş ise bu karara yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunularak, kanun yolu incelemesinin sonucunun beklenebileceği, 4- İstinaf incelemesi sırasında, Bölge Adliye Mahkemesince sanığa ait UYAP kayıtları incelenmek suretiyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan önceki davanın durma, düşme ya da beraat kararı ile sonuçlandığının tespiti hâlinde bu hususun değerlendirilmesi ve durma kararı verilmek üzere kararın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan önceki davanın durma, düşme ya da beraat kararı ile sonuçlandığının tespit edilmesi hâlinde ise bu hususun, koşullarının varlığı halinde 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma veya aynı Kanun'un 311/1-e maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi konusu yapılabileceği hususları birlikte dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, aynı Kanun'un 4. fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, Ancak, anılan Kanun'un 4. fıkrasına göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanma, satın alma, kabul etme, bulundurma veyahut da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceğinde hiçbir duraksamanın bulunmadığı, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği, Somut olayda, adı geçen sanığın evvelce işlediği 14/01/2017 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/05/2017 tarihli ve 2017/702 soruşturma, 2017/69 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, sanığın tedavi ve denetim yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, atılı suçtan sanığın mahkûmiyetine, mahkum olduğu hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli ve 2017/1056 esas, 2018/150 sayılı kararının 02/03/2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2020 tarihli kararının verildiği tarihte Mahkemesince, anılan kararın incelenmesi gerektiği, Kaldı ki, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26/04/2023 tarihli ve 2023/1298 esas, 2023/1321 sayılı kararı ile de belirtildiği üzere, inceleme dışı 14/01/2017 tarihli eylem bakımından Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/05/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesi beklenilmeden denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği ve denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkartılan tebligatın da usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, sanık hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmek üzere, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2018 tarihli ve 2018/8951 Soruşturma, 2018/4309 Esas, 2018/3577 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Şüpheli hakkında, 04.06.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2018 tarihli ve 2018/8949 Soruşturma, 2018/5041 Esas ve 2018/4192 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli ve 2018/936 Esas, 2019/266 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2019/833 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Yapılan yargılama sonucunda; Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.02.2020 tarihli ve 2018/833 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak alınan Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/189 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemesinde; Şüpheli hakkında, daha önce işlediği 14.01.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.05.2017 tarihli ve 2017/702 Soruşturma, 2017/69 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2017 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine, sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2017/1056 Esas, 2018/150 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/189 Esas, 2023/323 Karar sayılı kararı ile verilen kesinleşen mahkûmiyet hükmünün, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/1298 Esas, 2023/1321 Karar sayılı ilâmı ile " kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesi beklenilmeden denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği ve denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkartılan tebligatın da usulüne uygun olmadığından bahisle durma kararı verilmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin dosya 2023/444 Esas sayılı dosyası üzerinden inceleme tarihi itibariyle halen derdest olduğu, Anlaşılmıştır. D. Her ne kadar, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 08.12.2017 ve 04.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak dosyada verilen mahkûmiyet kararının, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/1298 Esas, 2023/1321 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda inceleme konusu davada 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmamıştır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceğinden, Mahkemece, Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/189 Esas, 2023/323 Karar sayılı kararın bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşip kesinleşmediğinin irdelenmesi, derdest davalar var ise birleştirilmesi, sanığın sübut bulan tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2020 tarihli ve 2018/833 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla