İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4256 Karar: 2025/9926 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4256 K.2025/9926

10. Ceza Dairesi 2024/4256 E. , 2025/9926 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2021/497 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 09.11.2020, 03.12.2020 Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında ku

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4256 E. , 2025/9926 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2021/497 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 09.11.2020, 03.12.2020 Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında ku

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4256 E. , 2025/9926 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2021/497 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 09.11.2020, 03.12.2020 Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/1687 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31038 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31038 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8 esas, 2022/195 sayılı kararı ile; "....davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin, bu bağlamda ayrı ayrı kesinleşmiş söz konusu bu davaların yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması karşısında;.... sanığın, temyiz edilmeksizin kesinleşen söz konusu bu hükümlere konu eylemlerinin, ...CMK’nın 309 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan “kanun yararına bozma” yasa yoluyla incelenmesi gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır...." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 09/11/2020 ve 03/12/2020 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçlarından dolayı Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2021 tarihli ve 2021/3389 soruşturma, 2021/1371 esas, 2020/980 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2021 tarihli kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, Sanık hakkında inceleme dışı 16/09/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2014 tarihli ve 2014/17936 soruşturma, 2014/99 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararı müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde aynı neviden suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davası neticesinde, sanığın mahkûmiyetine dair Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2018 tarihli ve 2017/305 esas, 2018/121 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16/09/2021 tarihli ve 2020/1085 esas, 2021/1648 sayılı kararı ile sanık hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kovuşturma şartının bulunmadığından bahisle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, inceleme dışı olan 16/09/2014 tarihinde işlediği suçtan dolayı sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp, sanığın gerçekleştirmiş olduğu inceleme konusu olan 09/11/2020 ve 03/12/2020 tarihlerinde işlediği aynı nitelikteki suçların ihlal mahiyetinde olmadığı ve sanığın 16/09/2014, 09/11/2020 ve 03/12/2020 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 09.11.2020 ve 03.12.2020 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2021 tarihli ve 2021/3389 Soruşturma, 2021/1371 Esas, 2021/980 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.06.2021 tarihli ve 2021/177 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/796 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında 16.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2104 tarihli ve 2014/17936 Soruşturma, 2014/99 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2017 tarihli ve 2017/13787 Soruşturma, 2017/3552 Esas, 2017/2298 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/305 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/1085 Esas, 2021/1648 Karar sayılı kararı ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kovuşturma şartının bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2021/796 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 12.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde, 09.11.2020 ve 03.12.2020 tarihli eylemleri nedeniyle Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2021 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2021/796 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2021/796 Esas, 2022/444 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/177 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla