İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4267 Karar: 2025/9940 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4267 K.2025/9940

10. Ceza Dairesi 2024/4267 E. , 2025/9940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/509 E., 2020/83 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4267 E. , 2025/9940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/509 E., 2020/83 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4267 E. , 2025/9940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/509 E., 2020/83 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 06.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.03.2024 tarihli ve 2023/8558 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34486 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/03/2020 tarihli ve 2020/1007 esas, 2020/85 karar sayılı ilamında "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yargılamanın yenilenmesinin mümkün olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Diğer yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın 09/09/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma neticesinde, sanık hakkında daha önce 05/10/2018 tarihinde işlediği aynı suçtan dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2019 tarihli ve 2019/10848 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı cihetle, inceleme konusu 09/09/2019 tarihli eyleme ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6 maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması gerektiğinden bahisle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2019 tarihli ve 2019/21638 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, inceleme konusu yapılan Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2020 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ve anılan kararın 06/02/2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, Sanık hakkında daha önce inceleme dışı 05/10/2018 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/02/2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde 07/04/2019 tarihinde aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın her iki suç tarihi yönünden atılı suçları işlediğinin sabit olmamasından bahisle sanığın beraatine ilişkin Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli 2019/446 esas 2020/900 sayıl kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ve 2019/509 Esas, 2020/83 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 09.09.2019 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2019 tarihli ve 2019/78803 Soruşturma, 2019/26115 Esas, 2019/21638 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.01.2020 tarihli ve 2019/509 Esas, 2020/83 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin edilmeksizin kesinleştiği, B. Dayanak alınan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli 2019/446 Esas 2020/900 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 05.10.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme süresi zarfında 07.04.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli ve 22019/10848 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli 2019/446 Esas 2020/900 Karar sayılı kararı ile, 05.10.2017 ve 07.04.2019 tarihli her iki eylem yönünden sanığın üzerine atılı suçun sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 06.01.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; sanığın 05.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.02.2018 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 02.05.2019 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli 2019/446 Esas 2020/900 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ve 2019/509 Esas, 2020/83 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla