İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİNCELENEN KARARIN

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4269 K.2025/9941

İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43 ve 62.…

Esas2024/4269Karar2025/9941Tarih14 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.994 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/4269 E., 2025/9941 K.

Karar tarihi
14 Ekim 2025
Konu
Bilisim Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/294 E., 2022/53 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 19.06.2020, 23.03.2021, 14.06.2021

Karar Detayı

1.994 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 04.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2022/8941 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin.

“Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce işlemiş olduğu 19/06/2020 tarihli eylemi hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16/07/2020 tarihli ve 20220/70018 soruşturma, 2020/4052 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2021 tarihli ve 2020/70018 soruşturma, 2021/17015 esas, 2021/11965 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

Sanığın 23/03/2021 tarihli eylemi hakkında da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2021 tarihli ve 2021/110610 soruşturma, 2021/31153 esas, 2021/21672 sayılı iddianamesi ile dava açıldığı ve inceleme konusu dosya ile birleştirildiği, Sanığın 14/06/2021 tarihli eylemi hakkında ise İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14/10/2021 tarihli ve 2021/130906 soruşturma, 2021/37001 esas, 2021/25654 sayılı iddianamesi ile dava açıldığı ve inceleme konusu dosya ile birleştirildiği, İzmir

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2022 tarihli kararı ile 19/06/2020 tarihli eylemine karşılık 2 yıl 1 ay hapis cezası, 23/03/2021 ve 14/06/2021 tarihli eylemlerine karşılık zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Sanığın 19/06/2020 ve 23/03/2021 tarihli eylemlerinden sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/04/2021 tarihli ilk iddianamenin düzenlendiği,

ilk iddianame düzenlendikten sonra sanığın 14/06/2021 tarihinde tekrardan aynı neviden suçu işlediği cihetle, Sanık hakkında 19/06/2020 ve 23/03/2021 tarihli eylemleri yönünden zincirleme suç hükümleri uyarınca karar verilmesi ve 14/06/2021 tarihli eylemi sebebiyle ise de müstakil suç olarak değerlendirilerek hüküm kurulması yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 19.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2020 tarihli ve 2020/70018 Soruşturma, 2020/4052 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edildiği ve tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.

Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2021 tarihli ve 2020/70018 Soruşturma, 2021/17015 Esas, 2021/11965 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C.

Şüpheli hakkında, 23.03.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2021 tarihli ve 2021/110610 Soruşturma, 2021/31153 Esas ve 2021/21672 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, İzmir

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/557 Esas, 2021/444 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2021/294 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Şüpheli hakkında, 14.06.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2021 tarihli ve 2021/130906 Soruşturma, 2021/37001 Esas ve 2021/25654 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, İzmir

22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/696 Esas, 2021/678 Karar sayılı kararı ile İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. İzmir

51. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.01.2022 tarihli ve 2021/294 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 19.06.2020 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 1 ay hapis cezasına ve 23.03.2021 ve 14.06.2021 tarihli eylemler yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F.

5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre.

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü,

yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibarıyla da usûl ve yasaya uygun düzenlenmesigerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı,

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı,

bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda,

Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir.

Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da. 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Tüm bu açıklamalar ışığında;Dosya kapsamına göre, Sanık hakkında incelemeye konu 19.06.2020 tarihli eylem nedeniyle, 16.07.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının, sanığa tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın 14.09.2020 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, yükümlünün tedbir kararının infazına başladığı,

ceza infaz kurumundan tahliye olduktan sonra 16.12.2020 tarihli başvuru yazısının, 05.01.2021 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine rağmen, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde sanığın denetim işlemleri için denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması nedeniyle 21.01.2021 tarihli uyarı yazısının 03.02.2021 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine rağmen sanığın, 09.02.2021 tarihli görüşmesine katılmadığı, 16.02.2021 tarihli komisyon kararı ile 1 yıl içerisinde iki kez denetimli serbestlik tedbirlerine aykırı davranması nedeniyle kaydın kapatıldığı,

ancak sanığın mazeret sunması nedeniyle talebi kabul edilerek tekrar denetimli serbestlik tedbirine başlandığı, ancak sanığın, 02.03.2021 ve 23.03.2021 tarihli görüşmesine tekrar katılmaması nedeniyle ikinci uyarı yapılmaksızın 25.03.2021 tarihli komisyon kararı ile denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı,

sanığa ikinci uyarı yapılmaması nedeniyle kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun bu sağlanmadığı anlaşılmış ise de, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi(UYAP) üzerinden yapılan incelemede, sanığın 05.02.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2021 tarihli ve 2021/389 Soruşturma, 2021/1201 Esas ve 2021/1093 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Urla

2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/621 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı ile " İzmir

51. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/294 Esas ve 2022/53 Karar sayılı dava dosyasına konu suçtan dolayı yapılan soruşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği, nitekim ilgili dava dosyasının gerekçeli kararının incelenmesinde 16/07/2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın sanığa 28/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 20/04/2021 tarihinde denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığından bahisle kamu davası açıldığı,

mahkememizce görülmekte olan yargılamaya konu suçu ise 05/02/2021 tarihinde işlediği " gerekçesi ile 05.02.2021 tarihli eylemin ihlâl olduğundan bahisle kamu davasının düşmesine karar verildiği, dolayısıyla ihlâlin 05.02.2021 tarihli eylemin işlenmesiyle gerçekleştiği kabulüyle yapılan incelemede.

Sanığın 19.06.2020 ve 23.03.2021 tarihli eylemlerinin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.04.2021 tarihli ilk iddianamenin önce işlendiği, ilk iddianame düzenlendikten sonra sanığın 14.06.2021 tarihinde aynı nev'iden suçu işlediği, dolayısıyla sanık hakkında 19.06.2020 ve 23.03./2021 tarihli eylemleri yönünden zincirleme suç hükümleri uyarınca karar verilmesi ve 14.06.2021 tarihli eylemi sebebiyle ise de müstakil suç olarak değerlendirilerek hüküm kurulması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/294 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4269
Karar No
2025/9941
Tarih
14 Ekim 2025
Konu
Bilisim Suclari

İlgili Rehberler

  • Bilişim + Ceza Savunma Merkezi
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4266 K.2025/3964
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4259 K.2025/3963
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4258 K.2025/3818
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4257 K.2025/3817
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4256 K.2025/9926
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4255 K.2025/12645

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.