İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4289 Karar: 2025/9935 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4289 K.2025/9935

10. Ceza Dairesi 2024/4289 E. , 2025/9935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/615 E., 2022/930 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 12.09.2015, 18.06.2019 Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuştur

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4289 E. , 2025/9935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/615 E., 2022/930 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 12.09.2015, 18.06.2019 Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuştur

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4289 E. , 2025/9935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/615 E., 2022/930 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 12.09.2015, 18.06.2019 Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 Sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.02.2024 tarihli ve 2023/29535 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/24976 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği için zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın 12/09/2015 ve 18/06/2019 tarihli eylemleri nedeniyle öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle de kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, her ne kadar 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, bu kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un 231. maddesi kapsamında takdiren verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirme üzerine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 1) Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; dosyada yer alan adli sicil kaydında sanığın daha önceden işlediği kasıtlı suça ilişkin kaydın yer aldığı, bu halde sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Sanığın 12/09/2015 ve 18/06/2019 tarihlerinde gerçekleştirdiği eylemlerinin zincirleme şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu halde hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi hükümlerinin uygulanmamasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.12.2022 tarihli ve 2022/615 Esas, 2022/930 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 12.09.2015, 18.06.2019 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2020 tarihli ve 2020/13071 Soruşturma, 2020/221 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararının şüpheliye Sincan 2 nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği ancak 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca erteleme kararının tebliğinde, ceza infaz kurumunda yapılacak tebligata, şüphelinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tutuklu veya hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin açıklamanın eklenmesi gerektiği hususunun gözetilmediği, 2. Şüphelinin, 20.03.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2022 tarihli ve 2020/13071 Soruşturma, 2022/39952 Esas, 2022/27787 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.12.2022 tarihli ve 2022/615 Esas, 2022/930 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, B. Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli, 2019/933 Esas ve 2019/863 Karar sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 12.09.2015 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2015 tarihli ve 2015/169757 Soruşturma, 2015/4697 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin, 18.06.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2019 tarihli ve 2015/169757 Soruşturma, 2019/50708 Esas, 2019/35704 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli, 2019/933 Esas ve 2019/863 Karar sayılı kararı ile "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği tebligat parçasında tebliğ tarihinin bulunmadığı" gerekçesi ile "durma" kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi hükmü gereği zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı; tasfiye niteliğinde olup, suç tarihi 28.06.2014 tarihi öncesi olup anılan Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği bu tarih itibariyle kamu davası zaten açılmış olan derdest dosya kapsamında, bu derdest dosyayı inceleyen Mahkemece değerlendirilmesi gereken hükümdür. Bu şekildeki derdest olan dosya kapsamında sanık hakkında bu Mahkemenin, incelediği ve sabit kabul ettiği eylem yönünden, 28.06.2014 tarihinden önce doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı vermemişse, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı başka mahkemelerce verilmiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararları ile adli sicil kaydındaki hükümlülükleri dikkate almaksızın, artık 28.06.2014 tarihinden sonra kurulacak olan hükümde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesini uygulama imkanı kalmadığından, zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi gerekmektedir. Ancak, suç tarihi 28.06.2014 tarihi sonrası olan dosyalar kapsamında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenme yürürlükte olduğundan ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiğinden, kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında sanığın 12.09.2015, 18.06.2019 tarihli eylemleri nedeniyle öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve ihlâl üzerine erteleme kararı kaldırılarak 04.07.2022 tarihinde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, uygulanma koşulu bulunmadığı halde 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve yine bu kararın 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi kapsamında takdiren verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olarak da kabul edilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Somut olayda, şüpheli hakkında, 12.09.2015 tarihli eylemi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 18.06.2019 tarihli eylemi ihlâl sayılarak erteleme kararının kaldırılıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2019 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli, 2019/933 Esas ve 2019/863 Karar sayılı kararı ile "durma" kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, durma kararı üzerine incelemeye konu 12.09.2015 ve 18.06.2019 tarihli eylemleri nedeniyle ikinci kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2020 tarihli ve 2020/13071 Soruşturma, 2020/221 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip ihlâli üzerine mükerrer iddianame düzenlenerek açılan kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak, Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli, 2019/933 Esas ve 2019/863 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi sonrasında ve erteleme süresi zarfında yükümlülüklere uymadığının anlaşılması halinde, sadece durma kararı verilen dosyaya bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesinin ardından yükümlülüklerine tekrar uymadığından bahisle 04.07.2022 tarihli iddianame ile mükerrer kamu davası açıldığı anlaşılmakla; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, öncelikle; incelemeye konu Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/615 Esas, 2022/930 Karar sayılı dosyasının, durma kararı verilen Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli, 2019/933 Esas ve 2019/863 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilip, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden varsa aynı nev'i suç dosyalarının getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylemler nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, koşulları da bulunmadığı halde yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/615 Esas, 2022/930 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla