Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4615 E. , 2025/14013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/283 E., 2019/1057 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4615 E. , 2025/14013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/283 E., 2019/1057 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/20258 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/37725 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/37725 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha sonradan 05/09/20 19... /10/2019 tarihlerinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2021 tarihli ve 2020/63 esas, 2021/141 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 12/10/2022 tarihli ve 2021/728 esas, 2022/2629 sayılı kararı ile "...Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/283 Esas – 2019/1057 Karar sayılı dosyasının dairemizce yapılan incelenmesinde 06.06.2017 tarihli olay nedeniyle Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/11291 soruşturma no’lu dosyasında tanzim edilen KDAE Kararının sanığın 25.12.2017 tarihli eylemiyle ihlal edildiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararının verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 17.01.2020 tarihinde kesinleştiği görülmüş ise de KDAE kararının sanığa Ceza İnfaz Kurumunda bizzat 23.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında sanığın 25.12.2017 tarihli eyleminin Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının ihlalini oluşturmayacağı ..." şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmesi karşısında, sanığın ceza infaz kurumu bilgilerinin sorgulandığı UYAP kayıtlarında 23/10/2018 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğuna dair bir kayıt bulunmamakta ise de; Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/10/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, Kahramanmaraş 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/44 esas sayılı dosyasından, inceleme konusu dosyaya getirtilen tutanak aslına göre 23/10/2018 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, dolayısıyla sanığın 25/12/2017 tarihli eyleminin kamu davasının ertelenmesi kararının ihlalini oluşturmayacağı, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.06.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2017 tarihli ve 2017/11291 Soruşturma, 2017/135 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 12.03.2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında bizzat tebliğ edildiği, tedbirin infazının devamı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bildirimde bulunulduğu, B. Şüphelinin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 25.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2019 tarihli ve 2019/5682 Soruşturma, 2019/2192 Esas, 2019/1621 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.12.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, 1. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170. maddesinin dördüncü fıkrasında da "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesinde ise "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Dolayısıyla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen iddianame içeriğinde de, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınan eylem anlatımının yanında ve 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesinde yer alan yükümlülük ihlâlinin ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/4-b-c maddelerinde yer alan ihlâl sayılan eylem anlatımının, kamu davası 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında açılıyorsa bu eylem anlatımının açık bir şekilde yer alması gerekmektedir. Ancak, dosyanın incelenmesinde, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.03.2019 tarihli ve 2019/5682 Soruşturma, 2019/2192 Esas, 2019/1621 sayılı iddianame içeriğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 06.06.2017 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmediği sadece ihlâl sayılan eylem anlatımına yer verildiği gözetilmeksizin sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2. Sanık hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.10.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar 12.03.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, erteleme kararı kesinleşmeden işlendiği iddia olunan 25.12.2017 tarihli eylemin ihlâl kabul edilerek kamu davası açıldığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.