İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4622 Karar: 2025/4682 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4622 K.2025/4682

10. Ceza Dairesi 2024/4622 E. , 2025/4682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/266 E., 2019/717 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yuk

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4622 E. , 2025/4682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/266 E., 2019/717 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yuk

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4622 E. , 2025/4682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/266 E., 2019/717 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme şeklinde işlendiği anlaşılan Didim 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/50 Esas ve 2019/391 Karar sayılı ilamı ile verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasından mahsubu ile sanığın sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, sanığın istinaf istemi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/3177 Esas, 2022/3688 Karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği ve itiraz üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2023/7 Değişik iş numarası ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2023/27394 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36694 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36694 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 09/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, sanığın mahkûmiyet kararına konu suç tarihinin 11/02/2017 olduğu, tekerrüre esas alınan Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2013 tarihli ve 2013/72 esas, 2013/211 sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, incelemeye konu suçun işlendiği tarihten sonra 04/05/2017 tarihinde kesinleşmiş olduğu cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığın sabıka kaydındaki söz konusu ilâmın tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde , İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma incelemesine konu Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/266 Esas, 2019/717 Karar sayılı kararın başlığında suç tarihinin "30.12.2018" yerine "29.12.2018" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; A. Şüpheli hakkında, 30.12.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2018 tarihli ve 2017/1079 Soruşturma, 2018/1725 Esas, 2018/1712 Karar sayılı iddianamesi ile birleştirme talepli Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.09.2019 tarihli ve 2019/266 Esas, 2019/717 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme şeklinde işlendiği anlaşılan Didim 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/50 Esas ve 2019/391 Karar sayılı ilamı ile verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasından mahsubu ile sanığın sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, sanığın istinaf istemi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/3177 Esas, 2022/3688 Karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca İstinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği ve itiraz üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2023/7 Değişik iş numarası ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2019/50 Esas, 2019/391 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 11.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarihli ve 2017/1079 Soruşturma, 2017/55 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, D. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2018 tarihli ve 2017/1079 Soruşturma, 2018/1725 Esas, 2018/1712 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, E. Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2019/50 Esas, 2019/391 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararının 25.04.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, F. Denetim süresi içerisinde 04.09.2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/304 Esas, 2020/346 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 11.11.2020 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, mercinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan inceleme konusu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/304 Esas, 2020/346 sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtildiği üzere Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/304 Esas, 2020/346 Karar sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla