Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/5187 E. , 2025/13594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/247 E., 2021/588 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/5187 E. , 2025/13594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/247 E., 2021/588 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Afyonkarahisar 5.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3.maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 08.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2023/29733 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/42064 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/42064 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17/03/2022 tarihli ve 2021/18620 esas, 2022/3391 karar sayılı ilâmında "Bakırköy 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/10/2012 tarihli ve 2011/1477 esas, 2012/2521 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre değil 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde CMK hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden geçici 7/2. maddeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı ise de; sanığın, hukuki yaptırımlar ve sonuçlar konusunda yanıltılmış olduğu, ceza hukuku prensiplerinden olan “yaptırım ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe ya da ağırlaştıramama kuralı” gereğince, mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı, bu hukuka aykırılığın sanık lehine olması karşısında bozma nedeni yapılamayacağı, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı neviden olması gerekeceği..." şeklinde belirtildiği üzere, evvelce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanık hakkında, lehine olacak şekilde hukuka aykırı olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ağırlaştıramama kuralı uyarınca 6545 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi kapsamında verildiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, ihlale konu suçun da aynı neviden olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olması gerektiği; bu kapsamda sanığın denetim süresi içerisinde 05/08/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçun mala zarar verme suçu olduğu anlaşılmakla, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.10.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2013 tarihli ve 2013/10320 Soruşturma, 2013/3670 Esas, 2013/1760 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.12.2013 tarihli ve 2013/675 Esas, 2013/818 Karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/1. maddesi ve 62.maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 25.12.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesini takiben 10.01.2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine, dosya ele alınarak Afyonkarahisar 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/313 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararı ile, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresi belirlenmesine, 1 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 28.10.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirilerek 30.10.2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın yükümlülüklerine uyarak 04.11.2015 tarihinde infazın tamamlandığı, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.08.2019 tarihinde işlediği "Kamu malına zarar verme" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/555 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, E. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/779 E, 2021/761 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına kesin olarak karar verildiği, F. Bozmadan sonra, basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek Afyonkarahisar 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.11.2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/588 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3.maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddede yer alan düzenleme; " (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklinde olup, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, gerek uygulanma şartları, gerekse yaptırımlar ve doğuracağı hukuki sonuçlar bakımından birbirinden farklı niteliktedir. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi düzenlemesine göre; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliği sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurmaktadır. Kanun koyucu, kişi hakkında kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde kişilerin işledikleri birtakım suçlardan dolayı adli yönden lekelenmemeleri için bir fırsat tanımak istemiştir. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin onbirinci fıkrası; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmünü taşımaktadır. Buna göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi/getirememesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olunması durumunda hükmün açıklanabilmesi için bu ikinci suçun, denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ise; kanuni zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağından, denetim süresi içerisinde işlenen suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu ile aynı nev'iden olması gerekmekte olup, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev'iden olmayan kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyecektir. 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır" ve 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, öncesinde sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığından uygulanma koşulları oluşmadığı halde, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca verildiği, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre değil 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde CMK hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden geçici 7/2. maddeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı ise de; sanığın, hukuki yaptırımlar ve sonuçlar konusunda yanıltılmış olduğu, ceza hukuku prensiplerinden olan "yaptırım ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe ya da ağırlaştıramama kuralı" gereğince, mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı, bu halde, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağından; sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev'iden olması gerekeceği, sanığın denetim süresi içerisinde 05.08.2019 tarihinde aynı nev'iden olmayan "Kamu malına zarar verme" suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasına dair karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Afyonkarahisar 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/588 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.