Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/6200 E. , 2024/25251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Dairemizin, 13.05.2024 tarihli ve 2024/1247 Esas, 2024/18701 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/6200 E. , 2024/25251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Dairemizin, 13.05.2024 tarihli ve 2024/1247 Esas, 2024/18701 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2024 tarihli ve KD- 2024/7026 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen 05.04.2022 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, sanık müdafiine 19.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müdafiinin 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirtilen on beş günlük temyiz süresi içinde temyiz talebinde bulunmadığından hükmün kesinleştirildiği, sanık ...'in 17.06.2022 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 27.06.2022 tarihli ek kararla sanığın temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, ancak eski hale getirme isteğine ilişkin karar verme görevi temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay'a ait olduğundan 27.06.2022 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu, öte yandan sanığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/593 Esas, 2022/934 Karar sayılı kararının kendisine tebliğinden önce 06.07.2022 tarihinde, gerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına gerekse temyiz talebinin süre yönünden reddi kararına ilişkin olarak temyiz sebeplerini içeren dilekçe verdiği, bu itibarla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında belirtilen ilkeler de gözetilerek; yoklukta verilen ve sadece sanığın müdafiine tebliğ edilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin olarak sanığın 17.06.2022 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunması ve Dairemizin 16.10.2023 tarihli eksikliğin giderilmesi kararı üzerine kararın sanığa tebliğ edildiği 12.12.2023 tarihinden önce, 06.07.2022 tarihinde, gerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına gerekse temyiz talebinin süre yönünden reddi kararına ilişkin olarak temyiz sebeplerini içeren dilekçe verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eski hale getirme talebinin yerinde olduğu ve temyizin reddi sebeplerinin de bulunmadığı gözetilerek, sanığın temyiz başvurusunun esastan incelenip temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Dairemizin temyiz isteminin reddi yönündeki ilamının kaldırılması gerektiğine ilişkindir. Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen 05.04.2022 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, sadece sanık müdafiine 19.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müdafii 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirtilen on beş günlük temyiz süresi içinde temyiz talebinde bulunmadığından hükmün kesinleştirildiği, sanık ...'in 17.06.2022 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 27.06.2022 tarihli ek kararla sanığın temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, ancak eski hale getirme isteğine ilişkin karar verme görevi temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay'a ait olduğundan 27.06.2022 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu, öte yandan sanığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/593 Esas, 2022/934 Karar sayılı kararının kendisine tebliğinden önce 06.07.2022 tarihinde, gerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına gerekse temyiz talebinin süre yönünden reddi kararına ilişkin olarak temyiz sebeplerini içeren dilekçe verdiği, bu itibarla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli ve 2019/573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında belirtilen ilkeler de gözetilerek; yoklukta verilen ve sadece sanığın müdafiine tebliğ edilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin olarak sanığın 17.06.2022 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunduğu ve Dairemizin 16.10.2023 tarihli eksikliğin giderilmesi kararı üzerine kararın sanığa tebliğ edildiği 12.12.2023 tarihinden önce, sanığın 06.07.2022 tarihinde, gerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına gerekse temyiz talebinin süre yönünden reddi kararına ilişkin olarak temyiz sebeplerini içeren dilekçe verdiği anlaşıldığından; sanığın temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve yasal temyiz süresi içinde yapılmış olduğu düşüncesiyle yapılan incelemede; Olay tarihinde kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilerek durdurulan tanık'ın elinde bulunan cisimdeki toz maddeleri yere savurduğu, bu maddeler toplanamadığından uyuşturucu madde olup olmadığının belirlenemediği, 'ın, yakalanmasından sonra yere attığı uyuşturucu maddeyi .... nolu GSM hattını kullanan Akif isimli kişiden aldığını ve istenirse satıcıyı yakalatabileceğini belirtmesi üzerine kolluk görevlilerince ın sanık ile iletişime geçmesi ve buluşma yeri belirlenerek uyuşturucu madde istemesinin sağlandığı, sanığın 'a gelmesi için tarif ettiği adreste suç konusu 20 fişek esrar ile yakalandığı olayda; Sanığın iletişim numarasının tarafından belirtilmiş olmasına rağmen, 5271 sayılı CMK’nın 161. maddesi ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6/4. maddesi uyarınca kolluk görevlilerince Cumhuriyet savcısına haber verilerek, talimatları doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, görevlilerin kendiliğinden hareket ederek, yönlendirdikleri 'a müşteri görünümü vererek 'ın sanıktan uyuşturucu madde istemesini sağladıkları, suç teşkil eden fiili yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi suç işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergileyerek, kışkırtıcı ajan gibi hareket etmek suretiyle suça teşvik etmiş oldukları; fiziki takip sonrasında alışveriş için belirlenen yerde suç konusu esrarın sanıkta ele geçtiği anlaşılmakla, sanığın suç teşkil eden bir eylem hazırlığında olmadığı aşamada suça teşvik ve yönlendirme teşkil edecek biçimde iradesi üzerinde etkili olarak uyuşturucu madde temin edildiği ve elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 13.05.2024 tarihli ve 2024/1247 Esas, 2024/18701 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ilâmının KALDIRILMASINA, C. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık hakkındaki hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşıldığından, hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.