İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/716 Karar: 2025/8601 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/716 K.2025/8601

10. Ceza Dairesi 2024/716 E. , 2025/8601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/284 E., 2019/635 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirti

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/716 E. , 2025/8601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/284 E., 2019/635 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirti

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/716 E. , 2025/8601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/284 E., 2019/635 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2022/21839 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1657 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1657 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 17/01/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 26/03/2019 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19/01/2022 tarihli ve 2021/14504 esas, 2022/616 karar sayılı ilamında "... erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekecektir..." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Adı geçen sanığın evvelce 26/01/2017 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/09/2017 tarihli ve 2017/7618 soruşturma, 2017/695 karar sayılı dosya üzerinden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 18/01/2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2018 tarihli ve 2018/149 esas, 2018/300 sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçuna teşebbüs suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın icra hareketlerine başlamaması, kaba üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmaması, sanıktan kan ve idrar örneği alınmaması ve sanığın tüm aşamalarda atılı suçu kabul etmemesi karşısında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasından bahisle beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/284 Esas ve 2019/635 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 16.01.2019 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Suruç Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2019 tarihli ve 2019/840 Soruşturma, 2019/194 Esas, 2019/192 sayılı iddianamesi ile Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.11.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak alınan Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2018/149 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 26.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2017 tarihli ve 2017/7658 Soruşturma, 2017/695 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2018 tarihli ve 2017/7658 Soruşturma, 2018/830 Esas, 2018/562 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2018/149 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile, sanığın üzerine atılı suçun sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 10.04.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; şüphelinin 26.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.09.2017 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 18.01.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2018/149 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 11.01.2021 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.02.2022 tarihli ve 2022/4006 Soruşturma, 2022/172 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla