Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/7614 E. , 2024/22743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dairemizin, 01.07.2024 tarihli ve 2023/13321 Esas, 2024/21623 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2024 tarihli ve KD-KYB-2023/58626 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/7614 E. , 2024/22743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dairemizin, 01.07.2024 tarihli ve 2023/13321 Esas, 2024/21623 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2024 tarihli ve KD-KYB-2023/58626 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "TCK'nın 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir" hükmünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına münhasır olarak düzenlendiği, somut olayda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun'unun 19. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında da TCK'nın 191/2. maddesi gereğince erteleme kararı verilmesi halinde erteleme süresinin 3 yıl değil 5 yıl olacağı, bu tarihe kadar Yargıtay 10. CD'si ve kapatılan 20. CD'nin kararlarında da sürenin 5 yıl olarak kabul edildiği, gerekçenin bu şekilde kabul edilerek kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesi ile Dairemiz bozma kararındaki gerekçenin kaldırılmasına, gerekçede; suça sürüklenen çocuk yönünden erteleme süresinin 5 yıl olduğuna karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun, suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5395 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin "3 yıl" olacağı, erteleme süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesinin suça sürüklenen çocuk yönünden lehe olduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun değişik 19. maddesindeki 3 yıllık erteleme süresi yürürlükte iken bundan sonra yapılacak düzenlemelerde açıkça bir düzenleme bulunmadığı takdirde erteleme süresinin suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl olarak uygulanması gerektiği, tıpkı 5271 sayılı Kanun'un 171 ve 231. maddelerinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürelerinin 5 yıl olarak belirlenmesine rağmen bu sürelerin çocuklar için 3 yıl olarak uygulandığı konusunda bir tereddüt olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191.maddesindeki erteleme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş iken suça sürüklenen çocuklar için ayrıca bir süre öngörülmediğinden 5395 sayılı Kanundaki 3 yıllık erteleme süresinin uygulanması gerektiği, çocuğun üstün hukuki yararı da gözetilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin "3 yıl" olarak kabulü gerektiği, Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun 26.09.2018 tarihli eyleminin 3 yıllık erteleme süresi bittikten sonra işlendiği, esasen Cumhuriyet Savcılığınca 27.12.2014 tarihli eylem yönünden "kovuşturmaya yer olmadığına kararı" verilerek, bağımsız suç teşkil eden 26.09.2018 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; mahkemesince, 27.12.2014 tarihli eylem yönünden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilerek 26.09.2018 tarihli eylem yönünden gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "sanığın beraatine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 01.07.2024 tarihli ve 2023/13321 Esas, 2024/21623 Karar sayılı kanun yarraına bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.