Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/7991 E. , 2025/5096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2262 E., 2024/2337 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi (sanık ... yönünden), hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/7991 E. , 2025/5096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2262 E., 2024/2337 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi (sanık ... yönünden), hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... yönünden), temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması (sanık ... yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'un mahkûmiyetine; sanık ...'ın beraatine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Tanık Büşra'nın dinlenilmesinden vazgeçilmesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hiçbir gerekçe gösterilmeden vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Re'sen gözönüne alınacak nedenlere, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden yapılan incelemede: İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden yapılan incelemede: Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi hükmü yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık yararına vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden yapılan incelemede: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, B. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelemede: Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği; Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden, "5271 Sayılı Kanunun 327/1-2. maddesinde "hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilir. Bu kişinin ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir." denilmiş; 5320 Sayılı Kanunun 13/1. maddesinde "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır." denilmiş; bu hükümler doğrultusunda düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul Ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 8/1. maddesinde "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak hazırlanacak (Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi Ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife) gereğince ödenecek meblağ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır." denilmiş; 21/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Ceza Davalarında Ücret" başlıklı 14/4. maddesinde "beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi bulunması durumunda kovuşturma için Hazine'den alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." denilmiştir. Yukarıda belirtilen Mevzuat hükümlerine göre beraat eden sanık kendisini özel vekille temsil ettirdiği takdirde yargılama gideri olarak kendisine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen maktu vekalet ücreti ödenecek, öncesinde sanığa CMK gereğince müdafi görevlendirilmiş ise bu müdafi için ödenen ücret sanığa verilecek vekalet ücretinden mahsup edilecek olup; kendisine özel vekil atamayan sanığın vekalet ücreti gideri bulunmadığından CMK gereği baroca atanan müdafi tarafından savunulan ve beraat eden sanık için vekalet ücreti ödenmesi mümkün değildir. CMK hükümlerine göre görevlendirilen müdafiye sadece Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife'de belirtilen ücret ödenecektir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 28/02/2024 tarih, 2023/21449 esas, 2024/16047 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle sanık ... kendisini özel vekil ile temsil ettirmemesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi hukuka aykırı olup; CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca bu hukuka aykırılığın davanın yeniden görülmesi kararı verilmeden ve duruşma açılmadan giderilmesi mümkün olmakla; Hükmün "1" nolu bendinin ikinci paragrafının "Sanık ... kendisini özel vekil ile temsil ettirmediğinden sanığa vekalet ücreti ödenmesine yer olmadığına," şeklinde değiştirilmesine; SAİR HUSUSLARIN AYNEN GEÇERLİLİĞİNE,", "delaletiyle CMK'nın 303/1.maddesi" ve "HÜKMÜN DÜZELTİLEREK" ibarelerinin hükümden çıkarılması, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.