Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/8167 E. , 2025/8725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1288 E., 2024/1196 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden : 2. Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma; sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden : 3.
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/8167 E. , 2025/8725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1288 E., 2024/1196 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden : 2. Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma; sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden : 3. Uyuşturucu madde kullanılmasını alenen özendirme; sanık ... yönünden HÜKÜMLER : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında : 2. Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan beraat; sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden : 3. Uyuşturucu madde kullanılmasını alenen özendirme suçundan beraat; sanık ... yönünden : 4. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar ... ve ... hakkında : 5. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet; sanık ... hakkında TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin : 2. Düzeltilerek onama; sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin : 3. Bozma; sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile; A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'un uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan beraatlerine, C. Sanık ...'ın uyuşturucu madde kullanılmasını alenen özendirme suçundan beraatine, D. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, E. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanıklar ..., ..., ... (20.11.2017 tarihli eylem), ... (09.03.2018 tarihli eylem), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, B. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, C. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanıklar yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendilerini müdafii ile temsil ettiren sanıklar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair 30.12.2019 tarihli ve 2019/2657 Esas, 2019/2540 Karar sayılı kararının, Dairemizin, 06.11.2023 tarihli ve 2023/16387 Esas, 2023/9491 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulup duruşma açılarak yeniden İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin, 30.12.2019 tarihli İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının Yargıtayca bozulması nedeniyle, hem Bölge Adliye Mahkemesince hem de İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağından, Dairemizin bozma kararından sonra, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 230 ve 232. maddeleri ve aynı Kanun'un 223. maddesine göre, hükmün ne olduğunun hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilip kesinleştiği takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeyecek ve infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde, sanığın 11.02.2018, 13.02.2018 ve 07.03.2018 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarının sabit olduğu düşüncesiyle bu eylemler yönünden sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, Dairemizin 06.11.2023 tarihli ilamı kapsamında temyiz incelemesi yapılan Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli kararında sanığın 11.02.2018, 13.02.2018 ve 07.03.2018 tarihli eylemleri nedeniyle verdiği beraat kararının sadece 07.03.2018 tarihli eylem yönünden Cumhuriyet savcısının aleyhte temyiz talebinde bulunduğu bu nedenle sanığın 11.02.2018 ve 13.02.2018 tarihli eylemleri hakkında verilen beraat hükümlerinin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının bu eylemlere ilişkin temyiz istemi inceleme dışı tutularak, sanık hakkında 07.03.2018 tarihli eylem yönünden kurulan beraat hükmüne ilişkin olarak yapılan incelemede; Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma yürütülen şüpheli ...'in 08.03.2018 tarihinde evinde ölü bulunması üzerine Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/711 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında dinlenen tanıklar .... ve ...'nin ifadelerinde özetle bir gün önce ... ve diğer sanık...'ı birlikte gördüklerini ve boyunlarında gördükleri bantları sormaları üzerine ... ve...'ın bu bantların kafa yaptığını kendilerine söylediklerini beyan ettikleri, bu beyanlar üzerine dinlenen diğer sanık...'ın söz konusu bantları sanık ...'in kendilerine verdiğini beyan ettiği, sanık ...'in ise yargılamanın tüm aşamalarının da tevil yollu olarak ... ve...'ın bantları kendisinden aldıklarını beyan ettiği, 20.03.2018 tarihinde sanık ...'in ikametinde yapılan ticari ismi "DUROGESIC" olan içeriğinde "fentanil" bulunan ve Adli Tıp Kurumu Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 15.10.2018 tarihli rapora göre kırmızı reçete kapsamında satılabilen vücuda yapıştırılarak kullanılan dört kutu ilacın ele geçirildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 05.06.2018 tarihli raporuna göre ...'in kesin ölüm sebebinin "fentanil intoksikasyonu" olarak belirlendiği anlaşılmakla; 16.07.1964 tarih ve 11755 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun 20.06.1964 tarih ve 8/16-CO/4991 sayılı kararı ile 2313 sayılı Kanun kapsamına alınan uyuşturucu madde olan "fentanil" içeren (ve bu nedenle uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi gösterip göstermediğine ilişkin ayrıca bilimsel bir rapor alınması gerekmeyen) ilacı ölen şüpheli ...'e temin etmek suretiyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın TCK'nın 188/3, 188/6 ve 192/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümlerin sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki bölümlerinde yer alan vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin paragrafların hükümlerden çıkartılarak hükme son paragraf olarak; "Sanıklar ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 29.800,00'er TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp ayrı ayrı sanıklar ..., ... ve ...'a verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlerin; Gerekçe bölümünün (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b. maddesi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.