Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/8301 E. , 2025/256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848 E., 2024/2062 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incelem
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/8301 E. , 2025/256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848 E., 2024/2062 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 2. Delillerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, 3. Delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine, 4. Eksik araştırma yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ... ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından verildiğine dair, ... soruşturma aşamasında "bilgi sahibi" olarak alınan ve kovuşturma aşamasında döndüğü beyanı dışında kesin delil bulunmadığı gibi sanığın kolluk görevlilerini fark edince yere attığı ve kullanma sınırları içinde kalan uyuşturucu maddeyi de kullanma amacı dışında, satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı bulunmadığı; sanığın eyleminin bu haliyle TCK'nın 191.maddesinde belirtilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; bu olaya ilişkin sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, ticaret isnadının yalnızca soruşturmada 'bilgi sahibi' sıfatıyla alınan ve kovuşturmada dönülen bir beyana dayandığını, sanığın kolluğu görünce yere attığı maddenin ise kullanım sınırında kaldığını tespit etmiştir.
Hukuki İlke: Bir kişiye uyuşturucu verildiğine dair, soruşturmada bilgi sahibi sıfatıyla alınıp kovuşturmada dönülen beyan dışında kesin delil yoksa ve ele geçen madde kullanım sınırları içinde kalıyorsa, maddenin satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurulduğuna dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından eylem TCK'nın 191. maddesindeki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturur; bu durumda aynı olaydan 191 kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak hukuki durum belirlenmelidir.
Uygulama Sonucu: Daire, ticaret suçundan kurulan mahkûmiyeti hukuka aykırı bularak BAM kararını CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuş ve bozma nedenine göre sanığın salıverilmesine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Tanığın kovuşturmada döndüğü soruşturma beyanı, ticaret mahkûmiyetini tek başına taşıyamamaktadır; müdafi bu tür dosyalarda beyan değişikliğini ve ele geçen miktarın kullanım sınırında kaldığını birlikte işlemeli, bozma hâlinde tutuklu müvekkil için salıverilme sonucu da doğabileceğinden vasıf itirazını temyiz dilekçesinin merkezine koymalıdır.