İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8969 Karar: 2026/1386 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8969 K.2026/1386

10. Ceza Dairesi 2024/8969 E. , 2026/1386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2020/727 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemes

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8969 E. , 2026/1386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2020/727 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemes

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8969 E. , 2026/1386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2020/727 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerirrlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2024/7858 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108963 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108963 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen sanık hakkında 09/01/2016 tarihinde uyuşturucu madde kullanmak suçundan yapılan soruşturma sonunda Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca 14/06/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde 16/06/2018 tarihinde aynı neviden suçu işlemesi üzerine anılan Başsavcılığın 12/02/2019 düzenlenme tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda verilen mahkûmiyet kararının istinaf edilmeden kesinleştiği, Dosya kapsamına göre, sanığın 15/01/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2023 tarihli ve 2019/960 esas, 2023/1589 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/01/2024 tarihli ve 2023/3498 esas, 2024/147 sayılı kararı ile; "Sanığa isnat edilen 09.01.2016 tarihli “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçundan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı 14.06.2017 tarih, 2017/62 karar sayılı kararı ile Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın 30.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 12.02.2019 tarihli iddianame ile denetim süresi içinde 16.06.2018 tarihinde aynı suçu işlediğinden bahisle açılan kamu davası sonucu Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/257 esas sayılı kararı ile neticede 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeden 12.02.2021 tarihinde kesinleştiği görülmekte ise de sanığa isnat edilen 09.01.2016 tarihli eylemin Gölcük ( kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/261 esas sayılı kararı ile 6545 sayılı yasa öncesi TCK'nın 191. Maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararının denetim süresinde işlenmiş olması nedeniyle TCK'nın 191/5 maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/257 esas, 2020/727 karar sayılı kararın karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının temini yönünden Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunulması, kanun yararına bozma yoluna gidilmesi halinde dosyanın kanun yolundan dönüşünün beklenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmiş olması" şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, Sanığa isnat edilen 09/01/2016 tarihli eylemin, Gölcük (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/261 esas sayılı dosyası kapsamında 6545 sayılı yasa öncesi Türk Ceza Kanununun 191. maddesi uyarınca verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının denetim süresinde işlenmiş olması nedeniyle ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/257 Esas ve 2020/727 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1.Şüpheli hakkında, 09.01.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2017 tarihli ve 2017/7513 Soruşturma, 2017/62 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 30.10.2017 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 16.06.2018 tarihinde aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2019 tarihli ve 2017/7513 Soruşturma, 2019/769 Esas, 2019/656 sayılı iddianamesi ile Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.09.2020 tarihli ve 2019/257 Esas, 2020/727 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerirrlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli ve 2016/491 Esas, 2017/487 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1.Sanık hakkında, 30.08.2011 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.03.2012 tarih ve 2012/358 Esas sayılı iddianamesi ile Gölcük Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Gölcük Sulh Ceza Mahkemesinin 21.05.2013 tarihli ve 2012/261 Esas, 2013/782 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 01.12.2015 tarihinde kesinleştiği, 3. Nevşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle infaz dosyasının 04.10.2016 tarihinde kapatıldığının bildirilmesi üzerine, dosyanın ele alınarak Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli ve 2016/491 Esas, 2017/487 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 07.11.2017 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Suç tarihinin "09.01.2017" olarak mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenmesi halinde; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesi gerektiği tartışmasızdır. Ancak dosya kapsamına göre; İnceleme konusu Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2019/257 Esas, 2020/727 Karar sayılı kararına konu suç tarihi "09.01.2017" olduğu halde iddianamede suç tarihinin sehven "09.01.2016" olarak gösterildiği ve mahkemece de hatalı olarak bu şekilde kabul edildiği, inceleme konusu suç tarihinin "09.01.2017" olması ve Gölcük (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 21.05.2013 tarihli ve 2012/261 Esas, 2013/782 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına ilişkin dosyanın 04.10.2016 tarihinde kapatıldığının anlaşılması karşısında, 09.01.2017 tarihli eylemin, daha önce 30.08.2011 tarihinde işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla