Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/9296 E. , 2026/1395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2020/646 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/9296 E. , 2026/1395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2020/646 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2023/30343 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/109427 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/109427 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.”, 8. fıkrasında, “Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.”, 9. fıkrasında, "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklinde düzenlemeler ve Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında ise "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın evvelce 27/05/2016 (asıl suç tarihinin 28/05/2016 olduğu) tarihindeki kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1553 sayılı soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben, sanığın erteleme süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle açılan kamu davası sonrası yapılan yargılama sonucunda Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2018 tarihli ve 2018/50 esas, 2018/269 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yolu başvurusu gösterilirken şüpheli yerine sehven suçtan zarar gören yazıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, kanun yolu başvurusu gösterilirken suçtan zarar gören yazılarak sanığın yanıltıldığı, anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/1186 esas, 2018/1708 sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini müteakip, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine sanığın yargılamaya konu aynı eylem hakkında daha önceden açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/03/2021 tarihli ve 2021/12 esas, 2021/102 sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği anlaşıldığından, önceki hükmün ortadan kaldırılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verildiği, Sanığın evvelce 28/05/2016 (aynı eylem) tarihinde değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ve 2016/270 esas, 2017/72 sayılı kararıyla mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması niteliğinde olduğu ve kararın itiraz edilmeden 10/03/2017 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu olan 07/11/2019, 10/11/20 19... /11/2019 tarihlerinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/03/2021 tarihli ve 2021/12 esas, 2021/102 sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24/01/2022 tarihli ve 2021/1661 esas, 2022/336 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşıldığından, Adı geçen sanığın 07/11/2019, 10/11/20 19... /11/2019 tarihli ikinci eylemlerinin, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2017 tarihinde kesinleşen ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlâli olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlâl olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre, Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesinin uygulanması neticesinde tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından anılan Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında 3 yıl 9 ay hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak sonuç olarak 3 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/123 Esas ve 2020/646 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 16.11.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2020 tarihli ve 2020/20 Soruşturma, 2020/7 Esas, 2020/7 sayılı iddianamesi ile, Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 2016/1553 soruşturmada 14.06.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ihlal nedeniyle 16.11.2017 tarihinde dava açıldığı hususunun belirtildiği, davanın 2020/123 esasa kaydedildiği, 2. Yine şüpheli hakkında 10.11.2019 tarihli aynı nev'i suçtan Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2020 tarihli ve 2019/3283 Soruşturma, 2020/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının ve 07.11.2019 tarihli aynı nev'i suçtan Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2020 tarihli ve 2019/3237 Soruşturma, 2020/63 Esas, 2020/61 Karar sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/123 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.11.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/646 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Doğrudan dava açılmasına dayanak alınan Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/269 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 28.05.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığını 14.06.2016 tarihli ve 2016/1553 Soruşturma, 2016/22 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3.maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 14.11.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2018 tarihli ve 2018/27 Soruşturma, 2018/10 Esas, 2018/10 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/269 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/1186 Esas, 2018/1708 Karar sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK'nın 308/A maddesi uyarınca karara karşı itiraz yoluna gidildiği, 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 02.11.2023 tarihli ve 2018/1186 Esas, 2018/1708 Karar sayılı ek kararı ile, itirazın kabulüne, önceki hükümlerin kaldırılmasına, aynı fiil nedeniyle Sakarya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği ve kesinleştiği, davanın mükerrer olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223/7.maddesi uyarınca kamu davasının REDDİNE karar verildiği, kararın 27.11.2023 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/270 Esas, 2017/72 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında 28.05.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2016 tarihli ve 206/13502 Soruşturma, 2016/4841 Esas, 2016/595 Karar sayılı iddianamesi ile Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/270 Esas, 2017/72 Karar sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1.maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 10.03.2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.01.2022 tarihli ve 2021/1661 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 1. 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191.maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin beşinci fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.", sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." ve dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemelere yer verildiği, Somut olayda, sanığın ilk suçu olan 28.05.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli kararı ile, sanığın, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine ve CMK'nın 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.03.2017 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verildiğinin kabulü gerektiği, sanığın 07.11.2019 tarihli ikinci eyleminin, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2017 tarihinde kesinleşen zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın ihlâli niteliğinde olduğu, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, erteleme kararının doğuracağı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu 07.11.2019 tarihli eylemin, zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, sanık hakkında ayrı bir kovuşturma konusu yapılarak yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 07.11.2019 tarihli eylemini, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği anlaşıldığından, 07.11.2019 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasının tefriki ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin birinci cümlesi uyarınca "düşme" kararı verilip Sakarya 3.Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, ancak zaten ihbarda bulunulduğu ve hükmün açıklandığı anlaşılmakla yeniden ihbarda bulunulmayıp sadece düşme kararı verilmesi gerektiği, sanığın, 10.11.20 19... .11.2019 tarihli eylemleri yönünden ise, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olması nedeniyle kararın, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı yerine geçmeyeceği dikkate alınarak 10.11.20 19... .11.2019 tarihli eylemler yönünden, kamu davasının durmasına karar verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmesi için Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de, Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 191/1. maddesinin uygulanması neticesinde tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından anılan Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında "3 yıl 9 ay" hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak sonuç olarak "3 yıl 9 ay 15 gün" hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/646 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.