İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/10260 Karar: 2026/1908 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/10260 K.2026/1908

10. Ceza Dairesi 2025/10260 E. , 2026/1908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2100 E., 2025/2515 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümleri

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/10260 E. , 2026/1908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2100 E., 2025/2515 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümleri

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/10260 E. , 2026/1908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2100 E., 2025/2515 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine, ... ... ve ... ...'ın beraatlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ile ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 6. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 7. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık ... hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların adil yargılanma haklarının ihlaline sebebiyet verecek bir işlemin olmadığı ve hükümlerin gerekçelerinin 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar ... ... ve ... ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçeleri kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanıklar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanıklar ... ... ve ... ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünde bulunan; ''32316 Sayılı Resmi Gazetede 21.09.2023 tarihinde yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4 maddesi ile 'seçilmiş müdafi ve vekillerin' yanısıra 'atanmış müdafi ve vekillere' de aynı tarife uyarınca ödeme yapılacağı şeklinde düzenleme yapılmış ise de; 'atanmış müdafi ve vekillere' ilişkin ödemelerin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince 'Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik' ile düzenlenmiş olması sebebiyle, anılan tarifedeki düzenlemenin, normlar hiyerarşisi dikkate alınarak üst norm niteliğindeki kanun ve buna bağlı çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı olamayacağı hususları da nazara alınarak; Baro tarafından atanan müdafiilere 1136 Sayılı Avukatlık Kanununa göre çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesine göre sanık ... ... ve SSÇ ... lehine VEKALET ÜCRETİ TAKDİR EDİLMEMESİNE'' ibaresinin çıkarılarak yerine, "Sanıklar kendilerini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanıklara ayrı ayrı verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesi dört sanıktan ikisini uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, ikisinin beraatine karar vermiş; İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Mahkûm sanıklar esasa yönelik temyizde bulunurken, beraat eden ve zorunlu müdafiyle temsil edilen iki sanığın müdafileri yalnızca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, müdafiyle temsil edilen beraat eden sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur; sanığın CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii olması bu hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca kovuşturma için Hazineden ödenen ücretin mahsubunu gerektirir.

Uygulama Sonucu: Mahkûmiyet hükümleri yönünden temyiz istemleri esastan reddedilip onama yapılmış; beraat eden sanıklar yönünden ise vekalet ücreti verilmemesi hukuka aykırı bulunarak hüküm CMK 303/1-h uyarınca yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltilmiş, 48.000,00 TL maktu ücretten zorunlu müdafilik ödemesinin mahsubuyla bakiyenin Hazineden alınıp sanıklara verilmesine karar verilerek hükümler onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafiyle temsil edilen müvekkil beraat ettiğinde mahkemeler vekalet ücretini sıkça atlıyor; bu karar, normlar hiyerarşisi gerekçesiyle ücret takdir etmeyen ilk derece uygulamasının Yargıtayca düzeltildiğini gösterdiğinden, salt vekalet ücreti için dahi temyiz yoluna gitmek somut kazanım sağlar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla