İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/1861 Karar: 2025/7478 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1861 K.2025/7478

10. Ceza Dairesi 2025/1861 E. , 2025/7478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3577 E., 2024/3623 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi (her iki sanık hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... yönü

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/1861 E. , 2025/7478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3577 E., 2024/3623 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi (her iki sanık hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... yönü

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/1861 E. , 2025/7478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3577 E., 2024/3623 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi (her iki sanık hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... yönünden) 2. Bozma (sanık ... yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık ...'nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;. 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, 5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 6. Eylemin suç delillerini yok etme ve gizleme suçunu oluşturacağına, 7. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca beraat eden sanık lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Dosya kapsamına göre; ihbarın hakkında ayırma kararı verilen Caner K. ile ilgili olması, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi ve ihbar bulunmaması, kolluk görevlilerince kapı çalındığında sanığın önce kapıyı açarak, polisleri görünce kapatmaya çalışması dışında ikametteki suç konusu uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ilişkin sanığın savunmasının aksini gösteren, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmüne; "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 29.800,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklardan birini beraat ettirmiş, diğerini uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi başvuruları reddetmiştir. Beraat eden sanık müdafii kendisi için vekâlet ücretine hükmedilmemesini, mahkûm edilen sanık ise mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığını temyiz etmiştir. Mahkûm sanık yönünden, hakkında istihbari bilgi/ihbar bulunmadığı, ihbarın ayrılan başka kişiyle ilgili olduğu ve kapıyı açıp polisi görünce kapatmaya çalışması dışında maddeyle bağını gösteren delil olmadığı belirlenmiştir.

Hukuki İlke: Müdafii ile temsil edilen beraat eden sanık lehine Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi zorunludur; mahkûmiyet ise kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delile dayanmalı, şüphe sanık aleyhine yorumlanamaz.

Uygulama Sonucu: Beraat eden sanık yönünden vekâlet ücreti eklenerek hüküm düzeltilerek onanmış; mahkûm sanık yönünden ise yeterli ve kesin delil bulunmadığından hüküm CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozularak sanığın salıverilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Müdafi ile temsil edilen beraat eden sanık için vekâlet ücreti unutulursa bu düzeltilerek onama ile giderilir; asıl kazanç, sanığı maddeye bağlayan bağımsız delil yokken salt 'kaçma refleksi' üzerine kurulan mahkûmiyetin şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle bozdurulmasıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla