Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/1958 E. , 2025/5966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/270 E., 2025/281 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/1958 E. , 2025/5966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/270 E., 2025/281 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın kız kardeşinin sanığa ait olan yazışmaları dosyaya sunduğuna ve sanığın kullanmak için uyuşturucu aldığının belgelendirildiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, istinaf esastan reddedilmişti. Müdafi, sanığın kız kardeşinin sunduğu yazışmalarla sanığın maddeyi kullanmak için aldığının belgelendiğini ve etkin pişmanlık uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Suçun sübutu ve vasfına, TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ve arama kararının hukukiliğine ilişkin takdirde isabetsizlik yoksa, üçüncü kişilerce sunulan yazışmalara dayalı 'kullanmak için aldı' savunması ve etkin pişmanlık talebi yerinde görülmez.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmıştır; etkin pişmanlığın uygulanmamasında ve delil değerlendirmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: Sonradan yakınlarca sunulan yazışma/mesaj gibi deliller, ele geçen madde ve paketlemeden çıkan ticaret vasfını tek başına 'kullanma'ya dönüştürmez; bu tür delillerin güvenilirliği ve olay zamanıyla bağlantısı mahkemece zayıf görülebilir.